Karar metni
Kaynak sistemin yayımladığı resmî özet. Kararın tam metni değildir.
İtiraz konusu: kanun maddesi : 1/11/1339 günlü ve 367. sayılı Kanunun 1. maddesi şöyledir : "Rüyeti bir mahal mahkeme veya daireî adliyesine ait olan dâva ve mesalihi, diğer mahkeme veya daireî adliyesinde muvakkaten rüyet ve hükkâm ve mustantikler ve hâkim muavinleri ile müddeiumumilere; vazifeî asliyelerine ilâveten vezaifi saireyi adliyeyi dahi, kezalîk muvakkaten ifa ettirmeye adliye vekili mezundur." Mahkemenin dayandığı Anayasa hükümleri : "Madde 31/2- Hiç bir mahkeme, görev ve yetkisi içindeki dâvaya bakmaktan kaçınamaz." "Madde 32- Hiç kimse, tabiî hâkiminden başka bir merci önüne çıkarılamaz. Bir kimseyi tabiî hâkimden başka bir merci önüne çıkarma sonucunu doğuran yargı yetkisine sahip olağan üstü merciler kurulamaz." 766 sayılı Tapulama Kanununun 6. maddesi : "Genel mahkemelere ait olup da bu kanunun tatbiki ile ilgili dâva ve işleri tespit olunan usul ve esaslar dairesinde görmek üzere her bölgede tek hakimli ve asliye mahkemesi sıfatını haiz yeter sayıda tapulama mahkemesi kurulur. Bu mahkeme hâkimleri, Hâkimler Kanunu bükümlerine tabi olup, tercihan hukuk hâkimliği yapmış olanlar arasından seçilerek tayin edilir." Esasın İncelenmesi : Esas hakkında düzenlenen rapor, mahkemenin gerekçeli kararı, dosyadaki kâğıtlar, ilgili kanun ve Anayasa hükümleri ve gerekçeleri okunduktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü : Kamu hizmetlerinin düzenli ve sürekli biçimde yürütülmesi, hukuk ilkelerine bağlı bir Devletin başta gelen görevlerindendir. Yurttaşların hak ve hürriyetleri, mal ve can güvenlikleriyle ilgili adalet ve yargı işlerinin ise, diğerlerinden farklı ve büyük bir önemi olduğu; özellikle bu hizmetlerin görülmesinde ve yürütülmesinde, hiç bir kaygı ve kuşkuya yer verilmemesi gerektiği tartışmasız kabul edilen gerçeklerdendir. Bu nedenlerle Anayasa'ya mahkemelerin ve hâkimlerin bağımsızlığı ve teminatı konusunda genel nitelikte hükümler konulmuş; 134. maddede, hâkimlerin atanmalarının, görev yerlerinin geçici ve sürekli olarak değiştirilmesinin, mahkemelerin, bağımsızlığı esasına göre kanunla düzenleneceği, 136. maddede ise. mahkemelerin kuruluşunun, görev ve yetkileri ile işleyişlerinin ve yargılama usullerinin yine kanunla düzenleneceği yolunda hükümlere yer verilmiştir. Hastalık, izin gibi türlü nedenlerle görevinden ayrılan bir hâkimin görevine dönmesine veya hâkimliğin boş olması halinde o yere bir başkasının atanmasına kadar beklemenin, hizmetin önem ve niteliği ile bağdaşamayacağı, duraklamanın sakıncalı sonuçlar doğuracağı meydandadır. O halde geçici atama yetkisi veren bir kanuna dayanılarak boşlukların doldurulmasında zorunluk vardır. Yurt Topraklarının tapuya bağlanmasının, sosyal ve ekonomik yönlerden büyük yararlar sağlıyacağı gözönünde tutularak, gerçekleştirilmesi için tapulama mahkemeleri kurulmuş, bunların olanaklar oranında sayılarının artırılması yoluna gidilmiş, daha çabuk ve doğru sonuç alabilmek için bu mahkeme hâkimlerinin, (Tercihan), hukuk hâkimliği yapmış kişiler arasından seçilerek atanması öngörülmüş ve Tapulama Kanununun 6. maddesinde bu yolda hüküm konulmuştur. 367 sayılı Kanun, ayrık durum gözetmeden bütün hâkimlerin geçici olarak görevlendirilebileceği esasını kabul etmiş iken, Tapulama Kanununun 6. maddesi, yalnız tapulama mahkemelerine yapılacak atamalar hakkında bir (Tercih) hükmü koymuştur. Bu hükmün, türlü nedenlerle boş kalmış kadroların, geçici olarak doldurulmasını sağlayan 367 sayılı Kanunla bir ilgisi yoktur. Hükmün, geçici atamaları da kapsamına aldığı düşünülse bile, (Herhalde hukuk hâkimleri arasından seçilerek atanır) şeklinde yorumlanması, maddenin yazılış şekline, (Tercihan) deyiminin anlamı ile konuluş ereğine uygun düşmez. Bu nedenlerle, ortada Anayasa'ya aykırılığın söz konusu olmadığı sonucuna varılmak gerekir. Kaldı ki, mahkemenin görüşüne uyularak Tapulama Kanununun, bütün atamaları kapsamına aldığı, tapulama mahkemelerine ve hukuk hâkimlerinden başkalarının atanmalarını kesinlikle önlediği kabul olunsa bile, bu doğrultuda yapılacak incelemede de, değişik bir yargıya varılamaz. Çünkü 367 sayılı Kanunun hukuk hâkimliği yapmamış hâkimlerin de tapulama mahkemelerine geçici olarak atanmalarına yol açabilen hükmünün, Anayasa ile çelişkiye düşmesi için Anayasa'nın hâkimler arasında belirli uzmanlık alanlarım öngörmüş bulunması gerekir. Anayasa'mızda ise, yargı işlerinin, uzmanlık bölümlerine ayrılacağı ve hâkimlerin bağlı oldukları uzmanlık bölümleri dışında bir göreve atanamıyacağı yollu bir ilke benimsenmemiş, 134. maddede açıklandığı gibi, hâkimlerin atanma işlerinin düzenlenmesi özel kanunlara bırakılmıştır. Öte yandan tapulama mahkemeleri, Anayasa'nın 136. maddesine uygun olarak bir kanunla genel şekilde, herkes için kurulmuş, belli görev ve yetkilerle donatılmıştır. Bu mahkemelere geçici yetki ile hâkim atanmasını engelliyen bir hüküm bulunmaması ve geçici atanmaların 367 sayılı Kanunla düzenlenmekte oluşu karşısında bu kanuna dayanılarak tapulama mahkemesinde görev yapmakla yetkilendirilmesinin sorgu hâkimini, Anayasa'nın 32. maddesinde sözü edilen tabu hâkim durumuna getireceği ve o mahkemenin tabiî mahkeme olma niteliğini sürdüreceği ortadadır. Görülüyor ki hangi yön ve açıdan bakılırsa bakılsın ve düşünülürse düşünülsün, Anayasa'ya aykırılık olmadığı kuşkuya yer vermiyecek kadar açık ve seçiktir. Sonuç : l Kasım 1339 günlü ve 367 sayılı Kanunun 1. maddesinin itiraz konusu hükmünün Anayasa'ya aykırı olmadığına ve itirazın reddine 4/11/1969 gününde oybirliği ile karar verild
Sonuç: - Resmî Gazete: 1970-05-14 · 13494