Karar metni
Kaynak sistemin yayımladığı resmî özet. Kararın tam metni değildir.
İTİRAZ KONUSU: KURALLAR : 1- Karadeniz Teknik Üniversitesi adiyle Trabzonda bir üniversite kurulması hakkındaki 20/5/1955 günlü, 6594 sayılı Yasanın geçici 1. maddesi (Düstur 3. Tertip, Cilt 36, Sayfa 1499) : . Muvakkat Madde l- Bu kanunun üçüncü maddesi gereğince hükmi şahsiyet iktisab edinceye kadar, Karadeniz Teknik Üniversitesi tedris elemanları 4936 sayılı Üniversiteler Kanunundaki derece ve selâhiyeti haiz zevat arasından Maarif Vekilliğince tayin olunur. Bu Üniversitede bu devre zarfında diğer hususat için benzeri fakültelerin mevzuat, program, nizamname ve talimatnameleri tatbik edilebilir. 2- Karadeniz Teknik Üniversitesi adiyle Trabzonda bir Üniversite kurulması hakkındaki 6594 sayılı Kanuna ek 19 Eylül 1963 günlü, 336 sayılı Kanunun geçici l- maddesi (Düstur 5. Tertip, Cilt 2, sayfa 2036) ; Geçici Madde l- 6594 sayılı Kanunun geçici 2. maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir : Tüzel kişilik kazanıncaya kadar; Karadeniz Teknik Üniversitesinin başında aylıklı profesörlerden, Millî Eğitim Bakanının teklifi üzerine müşterek kararla tayin edilen bir rektör; fakültelerin başında da aylıklı profesörlerden Millî Eğitim Bakanınca tayin edilen birer dekan bulunur. 3- 20 Mayıs 1955 tarihli ve 6594 sayılı, 19 Eylül 1963 tarihli ve 336 sayılı, 16 Şubat 1965 tarihli ve 535 sayılı kanunlarda değişiklik yapılması hakkında 22 Mayıs 1967 günlü, 871 sayılı Kanunun 1. maddesi ( 5. Tertip Düstur, Cilt 6/2, sayfa 2033) : Madde l- 20 Mayıs 1955 tarihli ve 6594 sayılı Karadeniz Teknik Üniversitesi adiyle Trabzonda bir üniversite kurulması hakkında Kanunun 2. maddesine aşağıdaki fıkra eklenmiştir : Bir fakültenin kuruluşunun tamamlanması; o fakültenin kadrosunda, Profesörler Kurulunu teşkil edecek aylıklı en az 6 profesörün bulunmasına bağlıdır. V- İTİRAZA DAYANAK OLAN ANAYASA MADDESİ: İtirazda dayanılan Anayasa'nın 120. maddesi (20/9/1971 günlü 1488 sayılı Anayasa değişikliğine göre Resmî Gazete, 22/9/1971 günlü 13964 sayılı) : Madde 120- Üniversiteler, ancak Devlet eliyle ve kanunla kurulur, Üniversiteler, özerkliğe sahip kamu tüzel kişileridir. Üniversite özerkliği, bu maddede belirtilen hükümler içinde uygulanır ve bu özerklik, üniversite binalarında ve eklerinde suçların ve suçluların kovuşturulmasına engel olmaz. Üniversiteler, Devletin gözetimi ve derelimi altında, kendileri tarafından seçilen organları eliyle yönetilir. Özel kanuna göre kurulan Devlet üniversiteleri hakkındaki hükümler saklıdır. Üniversite organları, öğretim üyeleri ve yardımcıları, üniversite dışındaki makamlarca, her ne suretle olursa olsun, görevlerinden uzaklaştırılamazlar. Son fıkra hükümleri saklıdır. Üniversite öğretim üyeleri ve yardımcıları serbestçe araştırma ve yayında bulunabilirler. Üniversitelerin kuruluşu ve işleyişleri, organları ve bunların seçimleri, görev ve yetkileri, üniversiteler üzerinde Devletin gözetim ve denetim hakkını kullanma usulleri ve üniversite organlarının sorumluluğu, öğrenim ve öğretim hürriyetlerini engelleyici eylemleri önleme tedbirleri, üniversiteler arasında ihtiyaca göre öğretim üyeleri ve yardımcılarının görevlendirilmesinin sağlanması, öğrenim ve öğretimin hürriyet ve teminat içinde ve çağdaş bilim ve teknoloji gereklerine ve kalkınma planı ilkelerine göre yürütülmesi esasları kanunla düzenlenir. Üniversitelerin bütçeleri, genel ve katma bütçelerin bağlı olduğu esaslara uygun olarak yürürlüğe konulur ve denetlenir. Üniversitelerle onlara bağlı fakülte, kurum ve kuruluşlarda öğrenim ve öğretim hürriyetlerinin tehlikeye düşmesi ve bu tehlikenin üniversite organlarınca giderilmemesi halinde Bakanlar Kurulu, ilgili üniversitelerin veya bu üniversiteye bağlı fakülte, kurum ve kuruluşların idaresine el koyar ve bu kararını hemen Türkiye Büyük Millet Meclisi Bileşik Toplantısının onamasına sunar. Hangi hallerin el koymayı gerektireceği, el koyma kararının ilân ve uygulama usulleri ile süresi ve devamınca Bakanlar Kurulunun yetkilerinin nitelik ve kapsamı kanunla düzenlenir. VI- İLK İNCELEME: Anayasa Mahkemesi İçtüzüğünün 15. maddesi uyarınca yapılan ve Muhittin Tayları, Avni Givda, Fazıl Uluocak, Sait Koçak, Şahap Arıç, İhsan Ecemiş, Recai Seçkin, Ahmet Akar, Halit Zarbun, Ziya Önel, Kâni Vrana, Mustafa Karaoğlu, Muhittin Gürün, Şevket Müftügil ve Ahmet H. Boyacıoğlu'nun katıldıkları 12/10/1971 günlü ilk inceleme toplantısın da; dosyanın eksiği bulunmadığı anlaşıldığından işin esasının Danıştay 5. Dairesinin dâvada uygulayabileceği tek hüküm olan 6594 sayılı Kanunun geçici 1. maddesinin birinci fıkrası ile sınırlandırılarak incelenmesine, Muhittin Taylan, Sait Koçak, Şahap Arıç, Recai Seçkin ve Muhittin Gürün'ün 871 sayılı Kanunun 1. maddesinin ve Muhittin Taylan, Recai Seçkin, Ziya Önel, Kani Vrana ve Ahmet H. Boyacıoğlu'nun 336 sahalı Kanunun seçici 1. maddesinin dahi mahkemenin dâvada uygulayacağı hükümlerden bulunması dolayısiyle Anayasa'ya uygunluk denetimine konu olması gerektiği yolundaki karşıoylariyle ve oy çokluğu ile karar verilmiştir. Danıştay'daki dâvada davacı öğretim üyesi, kendisinin görevden çekilmiş sayılmasına ilişkin kararın Millî Eğitim Bakanlığı Disiplin Kurulunca verilemiyeceği ilkesine dayanarak bu kararın iptalini istemiştir. İptali istenen idari kararın dayanağı ise bu kararı" metninden ve Danıştay'da açılan dâvaya ilişkin dilekçedeki açıklamalardan anlaşıldığı üzere 6594 sayılı Kanunun geçici 1. maddesi uyarınca Karadeniz Teknik Üniversitesinin tüzel kişilik kazanmasına değin bu Üniversitede öğretimle görevlendirilecek kişilerin Millî Eğitim Bakanlığınca atanacağı kuralıdır. Gerçekten, Millî Eğitim Bakanlığı Disiplin Kurulunun 14/1/1970 günlü, 404.1/27 sayılı kararında, "Karadeniz Teknik Üniversitesinde öğretimle görevlendirileceklerin atanmaları yetkisinin 6594 sayılı Yasanın geçici 1. maddesi uyarınca Millî Eğitim Bakanlığına tanınmış bulunmasına ve bir görevliyi atamaya yetkili olan yerin onun görevden çıkarılmasına veya çıkmış sayılmasına karar vermeye dahi yetkili bulunduğu idare hukukunun ilkelerinden olmasına göre Disiplin komisyonunun bu işte kendisini görevli gördüğü ve 4936 sayılı Üniversiteler kanununun 46. maddesinin ikinci fıkrasının C bendi gereğince ilgilinin işten çekilmiş sayılmasına karar verdiği açıklanmıştır. Karadeniz Teknik Üniversitesinin kuruluşunu düzenleyen 6594 sayılı Yasa ile bunun değiştirilmesine ilişkin yasalarda disiplin konusunda herhangi bir kural da yoktur. Bu söylenilenlere göre işten çıkmış sayılma konusundaki Millî Eğitim Bakanlığı Disiplin Kurulu kararının hukuksal dayanağı, 6594 sayılı Yasanın atama işleminde Millî Eğitim Bakanlığının yetkili bulunduğunu belirleyen geçici 1. maddesi kuralıdır ve Danıştay 5. Dairesi elindeki dâvada bu kuralı uygulama durumundadır. Ayrıca bu kural, Danıştay 5. Dairesinin bakmakta olduğu dâvada uygulayacağı tek kuraldır. Nitekim bu kural Anayasa'ya aykırı sayılıp iptal edilirse Danıştay'daki iptal dâvasına konu olan Disiplin Kurulu kararı hukuk dayanağından yoksun kalacaktır. Demek ki mahkemenin iptalini istediği yasa kuralları içinden yalnızca bu kuralın iptali dâvayı çözmesi için yeterli olacaktır. Şu durum karşısında Anayasanın değişik 151. maddesi uyarınca Danıştay 5. Dairesi yalnızca anılan maddenin iptali için Anayasa Mahkemesine başvurulabileceğinden esasa ilişkin inceleme bu madde ile sınırlı olarak yapılmalıdır. VII- ESASIN İNCELENMESİ: Esasa ilişkin rapor, sınırlandırma kararında anılan Yasa kuralı, Anayasa'nın ilgili maddesi, gerek Anayasa gerekse yasa metinlerine ilişkin vahama belgeleri ve konu ile ilgili öteki metinler incelendi; gereği görüşülüp düşünüldü : 1- Dâvada incelemenin Anayasanın 120. Maddesinin hangi metnine göre yapılacağı sorunu : Gerek Danıştaydaki dâvanın açıldığı gerekse Danıştayın konunun incelenmesi için Anayasa Mahkemesine başvurduğu günde (22/7/1971-de) Anayasanın 120. maddesinin eski metni yürürlükte iken davanın esasının incelenmesi sırasında Anayasa'nın 20/9/1971 günlü 1488 sayılı Anayasa Değişikliğine ilişkin Yasa ile 120. maddesi değiştirilmiş bulunmaktadır. Şu durum karşısında Anayasa Mahkemesince incelenen bu dâvada ilk önce Anayasanın 120. maddesinin hangi metnine göre incelemenin yapılması gerektiğimin tartışılması zorunluğu vardır. Anayasa koyucu Anayasanın herhangi bir kuralında değişiklik yapmayı gerekli görmüş ise değişikliğin yürürlüğe girmesinden sonra yeni kuralın uygulanmasını islemiş demektir. Anayasa değişiklikleri kamu düzenini ilgilendiren değişiklikler olduğu için bunların yürürlüğe girmelerinden sonra karara bağlanacak dâvalarda uygulanmaları, kuraldır. Bu kurala ayrık durum sayılabilecek birtakım olayların söz konusu edilip edilemiyeceği ayrıca tartışmaya değer bir yöndür. Anılan kuralı bu dâvada uyguladığımızda Anayasaya aykırılık sorununun, Anayasalın 120. maddesinin yeni metnine göre çözülmesi gerektiği görülür. 2- Anayasa'nın değişik 120. maddesinin üniversite öğretim üyelerinin atanması ve görevden uzaklaştırılması bakımından bir değişiklik getirip getirmediği ve inceleme konusu kuralın Anayasaya aykırılığı sorunu : 120. maddenin eski metinine göre Üniversiteler bilimsel ve idari özerkliği sahip kamu tüzel kişileridir; üniversiteler kendilerince seçilen yetkili öğretim üyelerinden kurulu organları eliyle yönetilir ve üniversite organları, Öğretim üyeleri ve yardımcıları üniversite dışındaki makamlarca görevlerinden uzaklaştırılamazlar; üniversiteler, kendi kendilerini denetlerler. Anayasanın 120. maddesinin yeni metinine göre Üniversiteler özerkliğe şahin kamu tüzel kişileridir; üniversite özerkliği Anayasa'nın bu maddesinde bildirilen kurallar içinde uygulanır; üniversiteler Devletin gözetim ve denetimi altında kendilerince seçilen organları eliyle yönetilir. Üniversite organları, öğretim üyeleri ve yardımcıları, üniversite dışındaki makamlarca görevlerinden uzaklaştırılamazlar; ancak Bakanlar Kurulunun üniversite yönetimine el koyması durumuna ilişkin kurallar sakladır. Anayasa değişikliğine ilişkin gerekçede açıklandığı üzere yeni metinlerle 1961 Anayasasının temel ilkelerinde yapılması ereği güdülmüş değildir. Bu yorumda gözönünde tutulacak önemli bir yöndür. Yeni metinde yönetimsel ve bilimsel özerklik denilmeyip yalnızca üniversitelerin özerkliğinden söz edilmekte ise de bu özerkliğin hem yönetimsel, hem de bilimsel özerklik olduğu, ancak, maddede gösterilen kayıtlar altında uygulanacağı yeni maddenin tümünden açıkca anlaşılmaktadır. Yeni maddenin dördüncü fıkrasında üniversite organlarının öğretim üyeleri ve yardımcılarının üniversite dışındaki makamlarca her ne suretle olursa olsun görevlerinden uzaklaştırılamıyacağı kuralı dahi korunmuş bulunmaktadır. Bir de değişik 120. maddenin beşinci fıkrasında yasa ile düzenlenecek yönler belirlenirken "öğrenim ve öğretimin hürriyet ve teminat içinde ve çağdaş bilim ve teknoloji gereklerine göre yürütülmesi" esaslarından söz edilerek üniversite öğretiminin özgürlük ve güvenlik içinde ve çağdaş bilim ve teknoloji isterlerine, başka deyimle bilimin özgür ve mesnel ölçülerine göre gerçekleştirileceği kesinlikle açıklanmıştır. Öğrenim ve öğretimin özgürlük ve güvence içinde ve çağdaş biliminin gerekleri uyarınca yapılabilmesi, herşeyden önce üniversitede yönetim özerkliğinin bulunmasına bağlıdır; gerçekten üniversite siyasal güçlerin ya da birtakım çıkar topluluklarının etkisi altında bırakılmış ise artık çağdaş bilimin gereklerine göre öğrenim ve öğretim yapılmasından söz edilemez. Üniversitelerin kendilerince seçilen organları eli ile yönetilmesi ilkesi, kural olarak üniversite görevlilerinin üniversitelerin yetkili organ veya yerlerince atanabilmesi yetkisini de kapsar; çünkü bir kuruluşun çalışmalarının yürütülmesi demek olan yönetim, niteliği gereği o örgütün görevlilerini başka deyimle onu işletecek kimseleri atama, işten çıkarma işlemlerini dahi zorunlu olarak içerir. Ancak, başka bir kuruluşa az veya çok bağlı olan örgütlerde üst kurulusun kendisine bağlı olan kuruluştaki görevlilerin hepsini veya bir bölüğünü atama ve işten çıkarma yetkisi söz konusu olabilir ise de Anayasanın değişik 120. maddesi kuralları, üniversiteleri her hangi bir yere bağlı birer örgüt olarak düzenlemeyi erek edinmiş olmadığı için üniversitelerin bakanlığa veya hükümete bağlı birer örgüt sayılarak üniversite görevlilerinin bakanlıkça atanması veya bakanlığın şu veya bu biçimde atama işleminde etkili olması yetkisi kabul edilemez. Üniversite yönetiminin Devlet gözetim ve denetimine bağlanmış olmasıyle Hükümetin bu yönetim üzerinde etkili olmasının erek edinildiği dahi ileri sürülemez; çünkü gözetim ve denetim, özellikle özerk bir örgüte ilişkin olursa, kuruluşun ancak belli kurallara bağlı bir düzen içinde islemesini sağlamaya yönelmiş bir yetkiler bütününü anlatır; o kuruluşun yönetimine şu veya bu biçimde el atma ve onu gözetim ve denetim yetkisinin kullananın iradesine göre çalışmaya zorlama yetkisini karışamaz. Değişik 120 madde, bir yandan özerkliği öte yandan öğretim ve öğrenimin özgürlük ve güvence içinde çağdaş bilim ve teknoloji isterlerine uygun olarak yürütülmesini sağlamayı öngördüğüne göre Devlet gözetim ve denetimin ereği, yalnızca anılan ilkelerin gerçekleşmesi yolundan sapmaları önlemek ve bu ilkelerle bağdaşmayan tutumları engellemek olabilir. Kaldı ki Anayasa'nın değişik 120. maddesinin son fıkrasında Bakanlar Kurulunun belli üniversite veya üniversiteye bağlı fakülte, kurum ve kuruluşların yönetimine el koymasından söz edilmişken ikinci fıkrasında Hükümetin değil, devletin gözetim ve denetiminden söz edilmekte bulunmasının anlamı vardır ki buna dayanılarak bu denetim ve gözetimin siyasal gücün veya çıkar çevrelerinin etkisi dışında tutulabilecek bir organ eliyle gerçekleştirilmesi gerektiği görüşü savunulabilir. Şurası da dikkate değer ki Anayasa'nın değişik 120. maddesinin, son fıkrasında öngördüğü olağanüstü durumlarda Bakanlar Kurulunun yönetimine el koymasına izin vermesinin ereği dahi yalnızca öğrenim ve öğretimin özgürlük ve güvence içinde, çağdaş bilimin nesnel ölçüleri uyarınca gerçekleşmesini sağlamaktır. Bir an için üniversite özerkliğinin yeni biçiminde hükümetin veya bir bakanlığın üniversite yönetimine karışmasının veya belli ölçüde katılmasının Anayasaya aykırı olmadığı düşüncesi benimsenirse bu görüş yapılan derişiklik sırasında Anayasa'nın 120. maddesinin değiştirilmesiyle güdülen ereğe daha açıkçası üniversite özerkliğinin yanlış anlaşılması veya kötüye kullanılması yüzünden öğretim ve eğitimin özgürlük ve güvence içinde, çağdaş bilimin nesnel ölçülerine göre yürütülmesi ilkesinden sapmaları düzeltmek ereğine aykırı düşer; çünkü yukarıda da değinildiği gibi hükümetin veya bir bakanlığın üniversite yönetimi üzerinde etkili olması üniversitenin bilimsel ve nesnel isterlere göre öğretim yapmasını engeller. Şu da unutulmamalıdır ki 120. maddenin değiştirilmesinde gözönünde tutulan bir etken dahi üniversitenin kendi kendini denetleyemediği yolundaki kanıdır ve bundan dolayı Devlete tanınan yetkiler de gözetim ve denetimin zorunlu kıldım yetkilerden başkası olamaz: başka deyimle bu yetkiler üniversitenin yönetim ve bilim özerkliğinin zedelenmesini, öğretim ve öğrenim özgürlüklerinin çiğnenmesini önlemeye elverişli yetkiler olabilecektir; atama işlerinde yürütmenin söz sahibi kılınmasiyle ise gözetim ve denetim sınırlarını aşan bir yetki tanınmış bulunur. Yukarıdan beri açıklanan gerekçeler karşısında hükümetin ya da bir bakanlığın üniversite öğretim üyesini veya yardımcısını atama yetkisi Anayasa'nın değişik 120. maddesinin kabul ettiği üniversite özerkliği ve üniversitenin kendi organlarınca yönetilmesi ilkeleri ile bağdaştırılamaz. Daha açıkçası üniversite Özerkliği derişik 120. maddeye yörede üniversitede görevlendirilecek öğretim üyeleri ve yardımcılarının atama işlemlerinin bütün hukuksal sonuçlarını doğurabilecek biçimde yalnızca üniversite organlarının iradesi ile yapılması yetkisini dahi içermektedir. İnceleme konusu 6594 sayılı Yasanın geçici 1. maddesinin birinci fıkrasında bulunan, Karadeniz Teknik Üniversitesinin tüzel kişilik kazanmasına değin, bu üniversitenin öğretim işleriyle görevli kişilerin 4936 sayılı Üniversiteler Kanunundaki derece ve yetkileri kazanmış kişiler arasından Millî Eğitim Bakanlığınca atanacağı kuralı, Anayasa'nın değişik 120. maddesinin yukarıda açıklanan özerklik ilkesine ve bu ilke gereklerinden olan üniversitelerin kendilerince seçilmiş organlarınca yönetileceği kuralına aykırı düştüğünden, iptali gerekir. İnceleme konusu kuralda üniversiteye bir süre tüzel kişilik tanınmadığı ilkesi de yer almaktadır; oysa Anayasa'nın değişik 120. maddesi uyarınca üniversiteler özerkliğe sahip kamu tüzel kişileridir. Sözü edilen kural bu bakımdan da Anayasaya aykırıdır. Avni Givda, inceleme konusu kuralın Anayasaya aykırılığı görüşüne katılmamıştır. 3- İptal konusu kuralı kapsayan yasanın bir hazırlık yasası olmasının bu yasa ile oluşan kuruluşun üniversite sayılmasına engellik edip edemiyeceği sorunu: Bir üniversitenin kuruluşu sırasında onun kuruluşunu sağlamak üzere çıkarılacak yasada üniversitelerin bağlı olduğu hukuk ilkelerine aykırı birtakım geçici dönem kurallarının kabul edilebileceği ve itiraz konusu kuralın dahi bunlardan birisi sayılabileceği ve böylece bu geçici dönem kurallarında Anayasa'ya aykırılık söz konusu edilemiyeceği ve yukarıki ikinci bentte varılan sonucun yanlış olduğu görüşü ileri sürülebilir. Ancak; bu düşünce, Anayasa açısından kabule değer görülemez. Çünkü, geçici dönem kuralları adı altında birtakım Anayasaya aykırı kurallar konulabilmesini, Anayasaya uygun gösteren herhangi bir dayanak Anayasa'da yoktur. Kaldı ki böyle bir olanağın kabulü, Anayasa'ya uygun biçimde kurallara göre kurulup işletilen bir Üniversitenin oluşmasını Yasa Koyucunun takdirine bırakmak gibi bir sonucun kabul edilmesi demek olur ve böylece Anayasa'nın Üniversite özerklisine ilişkin kurallarının uygulanmasını yıllarca önemle durumunun yaratılabilmesi gibi Anayasa'ya ters düşen uygulamalara yol açılmış bulunur. Şu yön belirtilmelidir ki kurulacak olan yeni bir üniversitenin kuruluş işlemlerini özerk olan başka bir üniversiteye gördürmek gibi birtakım yasal tedbirlerle yeni bir üniversitenin Anayasaya uysun biçimde kurulması düşünülebilir ve böyle bir düzenin uygulanma olanağı rahatlıkla bulunabilir. 4- İtiraz konusu kuralı kapsayan Yasanın kurmak istediği örgütün Anayasa'nın genel ilkelerine bağlı bir üniversite olup olmadığı sorunu : İtiraz konusu kuralı kapsayan yasanın adı ve maddeleri incelendikte yeniden ortaya konulmak istenilen örgütün Anayasa'nın üniversitelere ilişkin genel ilkelerine bağlı bir üniversite olduğu açıkça görülmektedir, 6594 sayılı Yasanın ikinci maddesinde "Karadeniz Teknik üniversitesi iki fakültenin kuruluşunun ikmali ve tedrisata açılması ile Üniversiteler Kanununda musarrah bütün hak ve vecibelerle hükmi şahsiyet iktisan eder." ve yine anılan Yasanın geçici birinci maddesinin ikinci fıkrasında "Bu Üniversitede bu devre zarfında diğer hususat için benzeri fakültelerin mevzuat, program, nizamname ve talimatnameleri tatbik edilebilir." yine 27 Eylül 1963 günlü, 336 sayılı Kanunun geçici 3. maddesinde "Karadeniz Teknik Üniversitesi tüzel kişilik kasbettikten sonra dışarda meslek çalışmaları, eserleri ve yayınları ile tanınmış kimseler de, fakülte Profesörler kurullarının üçte iki çoğunlukla yapacakları teklif senatoca uygun görülmek ve üniversiteler arası kurulca onanmak şartiyle usulü veçhile profesör seçilebilirler" kuralları, kurulan örgütün Anayasa'nın 130. maddesinin tümünün öngördüğü anlamda bir üniversite olmasının istendiğini kanıtlamaktadır. Ege Üniversitesinin durumu da bu görüşü doğrulamaktadır; (Ege Üniversitesi adı ile İzmir'de bir Üniversite kurulması hakkında Kanun) adlı, 20/5/1955 günlü, 6595 sayılı Yasa dahi, 6594 sayılı Yasa'nın kapsadığı kurallarla harfi harfine aynı kuralları kapsamaktadır. (Düstur 3. Tertip, Cilt. 36 Sayfa 1500 ve sonrası) ve Ege Üniversitesi bugün özerk bir üniversitedir. Bu açıklamalar, sözü edilen Üniversitenin Anayasa'nın değişik 120. maddesinin ikinci fıkrasının "Özel Kanuna göre kurulan Devlet Üniversiteleri hakkındaki hükümler saklıdır." kuralı ile ayrık durumda bulunan üniversitelerden birisi olmadığını ve Milli Eğitim Bakanlığınca Danıştaydaki davada Anayasa'ya aykırılık savına karşı ileri sürülen savunmanın dayanıksızlığını ortaya koymaktadır. Şu yön de belirtilmelidir ki, Anayasa'nın 120. maddesinin eski metninde de bulunan özel kanuna göre kurulmuş Devlet üniversitelerine ilişkin ilkelerin saklı tutulduğunun belirlendiği cümle, anlamca genel üniversitelerden başka biçimde yönetilmek üzere Anayasa'nın yürürlüğe girmesinden önce kurulmuş, bulunan üniversiteleri içermektedir. 120. maddenin Temsilciler Meclisinde görüşülmesi sırasında Anayasa Komisyonu sözcüsü özel kanuna göre kurulan kuruluşu ve işleyişi bakımından benzeri bulunmayan (varlığı kendine özgü-suigeneris) bir öğretim kurumu biçiminde tanımlamış ve örnek olarak Orta Doğu Teknik Üniversitesini göstermiştir. (Temsilciler Meclisi Tutanak Dergisi, Cilt 4, Birleşim 60, oturum l, Sayfa 607 611). Demek ki Anayasa'nın değişik 120. maddesinin ikinci fıkrası da yönetim biçimi saklı tutulan üniversiteler, Anayasa'nın öngördüğü kurallara uygun olmayan biçimde sürekli olarak yönetilecek üniversitelerde oysa Karadeniz Teknik Üniversitesi Yasasındaki tartışma konusu kural, geçici 1 madde kuralı olduğu gibi bu yasa ile konulan geçici nitelikteki bütün kuralların ereği de, bir süre sonra üniversitelere ilişkin genel düzene bağlı bir üniversite kurulmasını saklamaktadır. Geçici nitelikteki kuralların ve bu arada tartışma konusu geçici kuralın Anayasa'nın değişik 120. maddesinin ikinci fıkrasında saklı tutulan kurallardan bulunduğu görüşü, bu bakımdan da doğru değildir. Özetlenecek olursa, hem Karadeniz Teknik Üniversitesinin Kuruluşuna ilişkin 6594 sayılı Yasanın genel düzene bağlı bir üniversite Vurulması ereğiyle çıkarılmış bulunması dolayısıyla durumun Anayasa'nın 120. maddesinin tümünde belirtilen kurallara uygun bulunmasının gerekmesi, hem de Anayasa'nın değişik 120. maddesinin ikinci fıkrasında saklı tutulan yönetim kurallarının özel ve sürekli kurallar olmasına karsı tartışma konusu kuralın geçici bir kural olması nedeniyle anılan kuralın, saklı tutulan kurallardan sayılması olanağı yoktur. VIII- SONUÇ : Sınırlama karan uyarınca incelenen 20/5/1955 günlü, 6595 sayılı Kanunun geçici birinci maddesinin birinci fıkrasının Anayasanın 170. maddesine aykırı olduğuna ve iptaline Avni Givda'nın karşıoyu ile ve oyçokluğu ile 23/12/1971 gününde karar verild
Sonuç: Esas - İptal Resmî Gazete: 1972-05-23 · 14194