Karar metni
Kaynak sistemin yayımladığı resmî özet. Kararın tam metni değildir.
İtiraz konusu: 21. madde hükmü, yazılışı bakımından genel hükümlere göre açılabilecek olan dâvalara engel olmadığı gibi özellikle İcra ve İflâs Kanununun değişik 72. maddesi gereğince açılacak geri alma dâvasına dahi engel değildir; çünkü, anılan geri alma dâvası, icra kovuşturmasının bitmesinden sonra açılabilecek bir dâva olması dolayısiyle itiraz konusu 21. maddenin kapsamı dışında katmaktadır ve anılan 21. madde ancak icra kovuşturması süresince uygulama yeri olan bir maddedir. Buna göre iptal konusu hükmün dâvaları engelleyen bir niteliği bulunmadığı için Anayasa'nın 31. maddesindeki hak arama özgürlüğüne aykırı bir yönü de yoktur. İtiraz konusu 21. maddede mahkemelerin ihtiyatî tedbir yolu ile kovuşturmaları durdurması yasak edilmiş ise de bu yasağın da Anayasa'nın 31. maddesine aykırı bir yanı yoktu; çünkü ihtiyati tedbir kararı hukukî nitelikçe bir yargı kararı olmakla birlikte yasa koyucu kamu yararının bulunduğu ayrık durumlarda mahkemelerden tedbir kararı istenmesini veya mahkemelerin tedbir kararı vermesini yasaklayabilir. Burada 21. madde hükmünün yerinde takdir edilmiş olan bir kamu yararı düşüncesine dayandığı az önceki a bendinde açıklanmış bulunmaktadır. Bundan başka Anayasa'nın 31. maddesinde tanınmış hak arama özgürlüğü "meşru bütün vasıta ve yollardan faydalanmak suretiyle" diye sınırlandırılmıştır. Demek ki hukuk düzenin yasak etmediği bütün vasıta ve yollarla hak arama söz konusu olabilir; başka deyimle hukuk düzeni kamu yararına dayanarak belli durumlarda bir takım vasıta ve yolları hukuka aykırı sayabilir ve böyle durumlarda artık hak arama özgürlüğü söz konusu edilemez. Az önce belirtildiği gibi burada da kamu yararı düşüncesi ile tedbir kararı İstenmesi ve verilmesi yasak edilmiştir. Bundan dolayı hükümde Anayasa'ya aykırı bir yön yoktur; nitekim Mahkememizin esas 963/144 Karar 67/6 sayılı ve 14/12/1967 günlü kararının gerekçesinin 4. sayılı bendinde açıklandığı üzere belli durumlarda ihtiyatî tedbir kararı verilmesinin yasaklanması Anayasa'nın 31. maddesine aykırı görülmemiştir. "27/6/1967 günlü, 12632 sayılı Resmî Gazete; Anayasa Mahkemesi Kararlar Dergisi Sayı 5 sayfa 47. 48" Mahkememizin esas 64/15, karar 64/45 sayılı ve 5/6/1964 günlü kararında dahi aynı ilke benimsenmiştir. "... 24/10/1964 günlü, 11841 sayılı Resmî Gazete; Anayasa Mahkemesi Dergisi Sayı 2 Sayfa 134-144." c) Yukarıki (a), (b) bentlerinde açıklandığı üzere iptal konusu 21. madde hükmü ila açılacak dâvaların görülmesini engelleme bakımından herhangi bir sınırlandırma öngörülmüş değildir. Buna göre mahkemelerin uyuşmazlıkları çözmekten ibaret olan temel yetkilerine herhangi bir dokunma söz konusu olamaz. Kaldı ki Anayasa'nın 132. maddesinin birinci fıkrası gereğince mahkemeler Anayasa'ya kanuna, hukuka göre hüküm vereceklerinden yasalardaki Anayasa'ya uygun sınırlandırmalarla ilgililere bir takım hakların tanınmamış olmasından ve bunun sonucu olarak yargı yetkisinin bir türlü tanınmayan haklar bakımından sınırlandırılmasında Anayasa'nın 132. maddesine aykırı bir yön düşünülemez. Demek ki Anayasa'nın 132. maddesine itiraz nedeni dahi yersizdir. ç) Emlâk ve Kredi Bankası yararına uygulanan hükmün, Vakıflar Bankası yararına uygulanmasını sağlayan 11. maddenin Anayasa'ya aykırılığı sorunu yukarıki B bölümünde açıklandığı üzere 21. madde hükmünün Vakıflar Bankası bakımından Anayasa'ya aykırı bulunmaması karşısında sözü edilen 21. maddeye gönderme yapan 6219 sayılı Yasanın 11. maddesindeki gönderme hükmünde dahi, Anayasa'ya herhangi bir aykırılık söz konusu edilemez. d) Yukarıda açıklanan gerçeklerle Anayasa'ya aykırılık itirazı yerinde değildir. Ve reddedilmelidir. SONUÇ: 4947 sayılı Kanunun 21. maddesinin ve 6219 sayılı Kanunun bu hükme göndermede bulunan 11. maddesinin Anayasa'ya aykırı olmadığına ve itirazın reddine 26/12/1968 gününde esasta oybirliği ile gerekçenin yazılısında İhsan Ecemiş ve Recai Seçkinin karşı oylarıyle karar verild
Sonuç: Esas - Ret Resmî Gazete: 1969-07-10 · 13245