Karar metni
Kaynak sistemin yayımladığı resmî özet. Kararın tam metni değildir.
itiraz konusu: kurallara yönelik iptal isteminin reddine karar verilmesi gerektiği düşüncesiyle kuralın iptaline yönelik çoğunluk görüşüne katılmadık. Başkan Haşim KILIÇ Başkanvekili Alparslan ALTAN Üye Engin YILDIRIM Üye Nuri NECİPOĞLU Üye Hicabi DURSUN Üye Celal Mümtaz AKINCI Üye Muammer TOPAL KARŞIOY GEREKÇESİ I- Dava Açıldıktan Sonra Değiştirilen Kurallar Yönünden 25.8.2011 günlü, 652 sayılı Kanun Hükmünde Kararname (KHK)'nin bazı maddelerinin iptali istemiyle 11.11.2011 tarihinde açılan davadan sonra 11.10.2011 günlü 662 sayılı KHK ile anılan KHK'nin 21. maddesinin (e) bendine bir ibare eklenmesi; 23. maddesinin (1) numaralı fıkrasının (e) bendinden bir bölümün çıkarılması; 27. maddesinin (1) numaralı fıkrasına da bir ibare eklenmesi sonucu yapılan değişikliklerin, ilgili oldukları dava konusu kuralların tümünü etkilediği gerekçesiyle bu maddelerin esasının incelenmesine gerek görülmeyerek 'karar verilmesine yer olmadığı' yolunda karar verilmiştir. Anayasa Mahkemesine yapılan iptal başvurularının konusunu oluşturan kuralların tümüyle yasal değişikliğe uğramaları halinde, iptal davalarının doğrudan soyut norm denetimine ilişkin oldukları da gözetildiğinde, söz konusu başvurular hakkında esastan karar verilmesinde, hukuki yarar bulunmamakta ise de yapılan değişikliğin, dava konusu kuralın bir bölümüne yönelik olması durumunda, kalan bölüm hakkında incelemenin sürdürülmesi gerekir. Aksi halde dava konusu kurallarda, daha sonraki yasal düzenlemelerle yapılacak en küçük değişiklikler o kuralların, iptal davası yoluyla Anayasal denetiminin engellenmesi sonucunu doğurur. Böyle bir sonucu, Anayasa yargısının amacı ve işleviyle bağdaştırmak olanaksızdır. Açıklanan nedenlerle 652 sayılı KHK'nin, tümü değiştirilmeyerek sadece ibare eklenen veya çıkarılan kurallarının kalan bölümlerinin Anayasa'ya uygunluk denetiminin yapılarak esas hakkında karar verilmesi gerektiği düşüncesiyle çoğunluk görüşüne katılmıyorum. II- 43. Maddenin (2) Numaralı Fıkrası Yönünden 652 sayılı KHK'nin 43. maddesinin (2) numaralı fıkrasında, birinci fıkrada belirtilen eğitim hizmetini sunan veya yararlananların, gerçek dışı beyanda bulunmak suretiyle fazladan ödemeye sebebiyet vermeleri halinde karşılaşacakları yaptırımlar düzenlenmiştir. Anayasa'nın 91. maddesinin birinci fıkrasına göre, Anayasa'nın ikinci kısmının ikinci bölümünde yer alan temel haklar, kişi hakları ve ödevlerinin KHK'lerle düzenlenmesi olanaklı değildir. Suç ve cezalara ilişkin esasların düzenlendiği 38. maddeye Anayasa'nın ikinci kısmının, ikinci bölümünde yer verildiğinden, yasaklanan eylemleri ve bunlara uygulanacak cezaları içeren kurallar, ancak yasa ile getirilebilir. 652 sayılı KHK'nin 43. maddesinin (2) numaralı fıkrasında, hukuka aykırı eylemler ve bunlara uygulanacak yaptırımlar belirtilerek, Anayasa'nın 91. maddesi uyarınca, KHK'lerle düzenlenemeyecek olan ikinci kısım, ikinci bölümde yer alan 38. madde kapsamına giren bir düzenleme yapılmıştır. Anayasa'nın 91. maddesine aykırı olan bu düzenlemenin iptali gerektiği düşüncesiyle çoğunluk görüşüne katılmıyorum. III- Diğer Kurallar Yönünden 652 sayılı KHK'nin Anayasa'nın 91. maddesinde belirtilen KHK'lerle düzenlenemeyecek alana ilişkin hükümler içermesi nedeniyle iptal edilen hükümleri dışında kalan dava konusu maddelerinden, Anayasa'nın diğer maddelerine aykırı bulunarak iptal edilenlerin, öncelikle idarenin KHK'ler konusundaki yetkisinin sınırlı olup, yasama yetkisinin devredilmezliği ilkesiyle bağdaşmayacak biçimde geniş bir düzenleme yetkisi kullanamayacağına ilişkin E: 2011/113; K: 2012/108 sayılı karardaki karşıoy gerekçesi doğrultusunda farklı gerekçe ile iptaline karar verilmesi iptal isteminin reddedildiği maddelerin ise aynı gerekçe ile iptal edilmesi gerektiği düşüncesiyle çoğunluk görüşüne katılmıyorum. Üye Fulya KANTARCIOĞLU KARŞIOY GEREKÇESİ 6223 sayılı Yetki Yasası'na dayanılarak kararlaştırılan 652 sayılı (KHK) Kanun Hükmünde Kararname'nin 43. maddesinin iptali istenilen ikinci fıkrasında, özel eğitim sunan ve yararlananların gerçek dışı beyanla fazladan ödemeye neden olmaları halinde bu tutarların iki katının ilgililerden tahsil edileceği, bu fiillerin özel eğitim sunanlarca tekrar edilmesi durumunda ayrıca kurum açma izinlerinin de iptal edileceği öngörülmektedir. Anayasa'nın 91. maddesinde, olağan dönemde çıkarılacak kanun hükmünde kararnameler ile Anayasanın ikinci kısmının birinci ve ikinci bölümlerinde yar alan temel haklar, kişi hakları ve ödevleri ile dördüncü bölümde yer alan siyasi haklar ve ödevlerin düzenlenemeyeceği öngörülmüştür. Anayasa'nın 'Suç ve cezalara ilişkin esaslar' başlıklı 38. maddesinde, suç ve ceza belirlenirken uyulması gereken temel ilke ve esasların neler olduğu gösterilmiştir. Suç ve cezaya ilişkin ilkeleri içeren bu kural, Anayasa'nın ikinci kısım ikinci bölümünde 'Kişinin Hakları ve Ödevleri' ile ilgili düzenlemeler içinde yer almaktadır. 652 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin 43. maddesinin ikinci fıkrasında, biri gerçek dışı beyanla fazla ödemeye neden olunması halinde tutarın iki katının tahsil olunacağı, diğeri de özel eğitim sunanlarca fiilin tekrar edilmesi durumunda kurum açma izninin ayrıca iptal edileceği düzenlenmektedir. İptali istenilen bu düzenlemelerin, suç ve cezaya ilişkin kurallar olduğunda ve Anayasa'nın ikinci kısım ikinci bölümündeki kişi hakları ve ödevleriyle ilgi yasaklanan alan içinde yer aldığında duraksama bulunmamaktadır. Buna göre, 652 sayılı KHK'nin 43. maddesinin ikinci fıkrası, olağan dönemde çıkarılacak kanun hükmünde kararnameler için yasaklanan alanı düzenlemekte ve bu haliyle de Anayasa'nın 91. maddesine aykırılık oluşturmaktadır. Açıklanan nedenle kuralların iptali gerektiğinden, redde ilişkin çoğunluk görüşüne katılmadım. Üye Mehmet ERTEN DEĞİŞİK GEREKÇE 6.4.2011 günlü, 6223 sayılı Yetki Kanunu'nun 1. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi 'Kamu kurum ve kuruluşlarında istihdam edilen memurlar, işçiler, sözleşmeli personel ile diğer kamu görevlilerinin çalışmalarında etkinliği artırmak üzere, bunların atanma, nakil, görevlendirme, seçilme, terfi, yükselme, görevden alınma ve emekliye sevk edilme usul ve esaslarına' ilişkin konularda düzenlemelerde bulunmak üzere, Bakanlar Kurulu'na Kanun Hükmünde Kararname çıkarma yetkisi vermektedir. 652 sayılı KHK'nin 40. maddesi memuriyet statüsüne alınmaya ilişkin bir düzenleme niteliğindedir. Oysa yukarıda ifade edildiği üzere 6223 sayılı Yetki Kanunu'nun belirtilen hükmü salt 'istihdam edilen' kamu görevlileri bakımından bir düzenleme yapılabilmesi konusunda yetki vermektedir. Diğer bir deyişle, söz konusu kural Yetki Kanunu kapsamı dışında kalmakta ve bu mahiyeti itibariyle de Anayasa'nın 91. maddesine aykırı düşmektedir. Açıklanan nedenle, anılan kuralın iptaline bu gerekçeyle katılıyoruz. Üye Serdar ÖZGÜLDÜR Üye Burhan ÜSTÜN KARŞIOY YAZISI 1- KHK'nin 43. maddesinin (2) numaralı fıkrasında, maddenin birinci fıkrasında belirtilen eğitim hizmetini sunan veya yararlananların gerçek dışı beyanda bulunmak suretiyle fazladan ödemeye sebebiyet vermeleri durumunda bu tutarların, iki katı ve kanuni faiziyle birlikte ilgililerden müteselsilen tahsil edileceği, bu fiillerin özel eğitim okulları ile özel eğitim ve rehabilitasyon merkezleri tarafından tekrarı halinde ayrıca kurum açma izinlerinin iptal edileceği öngörülmüştür. Fıkranın öngördüğü düzenleme, belli eylemlere para cezası verilmesi ve izin iptali niteliğindeki yaptırımlardır. Anayasa'nın 91. maddesinin birinci fıkrası gereğince, temel haklar kanun hükmünde kararname konusu yapılamaz. Kanun hükmünde kararname ile bir takım cezai yaptırımların düzenlenmesi Anayasaya aykırı olduğundan, kuralın iptali gerekir. 2- KHK'nin 2. maddesinin Milli Eğitim Bakanlığının görevlerinin sayıldığı (1) numaralı fıkrasının (a) bendinde 'okul öncesi, ilk ve orta öğretim çağındaki öğrencileri bedeni, zihni, ahlaki, manevi, sosyal ve kültürel nitelikler yönünden geliştiren ve insan haklarına dayalı toplum yapısının ve küresel düzeyde rekabet gücüne sahip ekonomik sistemin gerektirdiği bilgi ve becerilerle donatarak geleceğe hazırlayan eğitim ve öğretim programlarını tasarlamak, uygulamak, güncellemek, öğretmen ve öğrencilerin eğitim ve öğretim hizmetlerini bu çerçevede yürütmek ve denetlemek' yer almaktadır. Anayasa'nın 2. maddesinde Türkiye Cumhuriyetinin demokratik, laik ve sosyal bir hukuk devleti olduğu, 17. maddesinde herkesin yaşama, maddi ve manevi varlığını geliştirme hakkına sahip olduğu, 42. maddesinde eğitim ve öğretimin Atatürk ilke ve inkılapları doğrultusunda çağdaş bilim ve eğitim esaslarına göre yapılacağı belirtilmiştir. Kuralda, okul öncesi, ilk ve orta öğretim çağındaki öğrencilerin küresel düzeyde rekabet gücüne sahip ekonomik sistemin gereklerine göre yetiştirilmeleri öngörülmekte ise de anılan sistemin hukuken geçerli ve toplum tarafından benimsenmiş bir tanımı bulunmamaktadır. Dünyada ve toplumumuzda önemli bir kesim tarafından finansal işlemlerle sağlanan yapay ve temelsiz ekonomik büyümenin ve reel üretime dayanmaması nedeniyle iflası şimdiden belli olan geçici bir sistemin gerekleri olarak görülen global ekonomi politikalarının, milli eğitime esas alınamayacağı açıktır. Öğrencilerin, okul öncesi dönemden başlayarak devlet eliyle, global kapitalizmin gereklerine uygun olarak zihinsel yönden şekillendirilmelerinin ve özgür düşünce yetenekleri kazandırılmadan yüksek öğrenime hazırlanmalarının Milli Eğitim Bakanlığının görevi olduğu anlamına gelen kural, gerçekte kamu yararı amacına yönelik olsa bile salt lafzı itibariyle dahi Anayasa'nın 2, 17. ve 42. maddelerine aykırıdır. Bu nedenle iptali gerekir. Üye Osman Alifeyyaz PAKSÜT KARŞIOY GEREKÇESİ 25.8.2011 günlü, 652 sayılı Milli Eğitim Bakanlığının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin 43. maddesinin (2) numaralı fıkrasında 'Birinci fıkrada belirtilen eğitim hizmetini sunan ve yararlananların gerçek dışı beyanda bulunmak suretiyle fazladan ödemeye sebebiyet vermeleri durumunda bu tutarlar, iki katı ve kanuni faiziyle birlikte ilgililerden müteselsilen tahsil edilir. Bu fiillerin özel eğitim okulları ile özel eğitim ve rehabilitasyon merkezleri tarafından tekrarı halinde, ayrıca kurum açma izinleri iptal edilir.' denilmektedir. Anayasa'nın 91. maddesinde düzenlenen Kanun Hükmünde Kararname çıkarma yetkisi verme sınırlı bir yetki olup, maddenin ikinci fıkrasında da 'Yetki kanunu, çıkarılacak Kanun Hükmünde Kararname'nin amacını, kapsamını, ilkelerini, kullanma süresini ve süresi içinde birden fazla kararname çıkarılıp çıkarılmayacağını gösterir.' denilmek suretiyle bu yetkinin kapsamı da gösterilmiştir. Anayasa'nın 148. maddesinde Anayasa Mahkemesi, Kanunların, Kanun Hükmünde Kararnamelerin Anayasa'ya şekil ve esas bakımından uygunluğunu denetleyeceği hükme bağlanmıştır. Anayasa Mahkemesi içtihatlarına göre, Anayasa Mahkemesi bu denetimi yaparken Kanun Hükmünde Kararname'nin sadece Anayasa hükümlerine uygunluğu değil, aynı zamanda Kararname'nin dayanağı olan Yetki kanununu hükümlerine de uygunluğunu incelemektedir. Dava konusu 652 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin dayanağı olan 6.4.2011 günlü ve 6223 sayılı Yetki Kanununda; Bu Kanunun amacı, kamu hizmetlerinin düzenli, süratli, etkin, verimli ve ekonomik bir şekilde yürütülmesini sağlamak üzere; a) Kamu hizmetlerinin bakanlıklar arasındaki dağılımının yeniden belirlenerek; 1) Mevcut bakanlıkların birleştirilmesine veya kaldırılmasına, yeni bakanlıklar kurulmasına, anılan bakanlıkların bağlı, ilgili ve ilişkili kuruluşlarıyla hiyerarşik ilişkilerine, 2) Mevcut bağlı, ilgili ve ilişkili kuruluşların bağlılık ve ilgilerinin yeniden belirlenmesine veya bunların mevcut, birleştirilen veya yeni kurulan bakanlıklar bünyesinde hizmet birimi olarak yeniden düzenlenmesine, 3) Mevcut bakanlıklar ile birleştirilen veya yeni kurulan bakanlıkların görev, yetki, teşkilat ve kadrolarının düzenlenmesine, taşrada ve yurt dışında teşkilatlanma esaslarına, b) Kamu kurum ve kuruluşlarında istihdam edilen memurlar, işçiler, sözleşmeli personel ile diğer kamu görevlilerinin çalışmalarında etkinliği artırmak üzere, bunların atanma, nakil, görevlendirilme, seçilme, terfi, yükselme, görevden alınma ve emekliye sevk edilme usul ve esaslarına, ilişkin konularda düzenlemelerde bulunmak üzere Bakanlar Kuruluna kanun hükmünde kararname çıkarma yetkisi vermektedir. Görüldüğü gibi 6.4.2011 günlü, 6223 sayılı Yetki Kanunu'nda; müeyyide uygulanması konusunda idareye Kanun Hükmünde Kararname ile herhangi bir düzenleme yapma yetkisi verilmediği açıktır. Bu durumda Yetki Kanunu'nun amacı ve kapsamı dışında kalan konularda kanun hükmünde kararname ile bir düzenleme yapılması Anayasa'nın 91. maddesi karşısında mümkün değildir. Açıklanan nedenle 25.8.2011 günlü, 652 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin 43. maddesinin (2) numaralı fıkrasının Anayasa'nın 91. maddesine aykırı olduğu ve iptali gerektiği düşüncesiyle çoğunluk kararına katılmıyorum. Üye Zehra Ayla PERKTAŞ
Sonuç: Esas - İptal Resmî Gazete: 2013-12-31 · 28868