Karar metni
Kaynak sistemden alınan tam metin, değiştirilmeden gösterilir.
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 16. HUKUK DAİRESİ TÜRK MİLLETİ ADINA İSTİNAF KARARI DOSYA NO:2025/160 Esas KARAR NO:2026/868 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:BAKIRKÖY 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ:07/11/2024 NUMARASI:2020/279 ESAS, 2024/1003 KARAR DAVANIN KONUSU:Kıymetli Evrak İptali (Çek İptali (Hasımlı)) KARAR TARİHİ:03/06/2026 İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde; Müvekkil 14.02.2017 tarihinde ...'ten aldığı 400.000-USD borcu karşılığında ...'e iş ortağı ... adına kayıtlı 1 adet taşınmazını ve Büyükçekmece vergi dairesi ... vergi sicil numaralı '' ... havaalanı proje alanı sanayi ve ticaret A.Ş'' indinde bulunan beheri 100 nominal değerli, 342 adet paya karşılık ... sermaye payını teminat olarak verdiğini, bu teminatlara ek olarak müvekkil davalıya üstüne vade ve borç miktarını belirtir herhangi bir ibare koymadan kendi adına imzalı ... Bankasına ait iki şahsi çekini de teminat olarak teslim ettiğini, sonraki süreçte kendisine olan bu borç faiziyle birlikte ödenmesine rağmen, ... sürekli olarak elinde bulundurduğu teminatları bir tehdit aracı olarak kullanmak suretiyle müvekkilin borcuna ödemelerin gecikmesi iddiasıyla aynı bir tefeci gibi borç miktarına sözleşme dışı ve tek taraflı olarak iki defa her birinde yüzer bin dolar olmak üzere eklemeler yaptığını, yapılan bu eklemeleri müvekkilin ve ...'ın ödemeyi reddetmesi üzerine teminat olarak verilen bu taşınmaz ve hisseler müvekkilime iade edilmediğini, teminata konu borç ödenmiş olmasına rağmen ... tarafından 150.000-USD daha faiz istenmekte, tefecilik yapılarak ödenmiş olan borca rağmen ne taşınmaz ve hisselerin iadesi yapıldığını, ne de müvekkile teminat çekleri iade edildiğini, çeklerin gerçeğe aykırı bir şekilde doldurulup ödeme için bankaya ibrazı halinde müvekkilin ticari olarak mahvına sebebiyet vereceğinin açık olduğunu, çekler teminat olarak hatır senedi nevinden verildiği için dava konusu çeklerin örnekleri müvekkilce alınmadığını, ayrıca ..., avukatı aracılığıyla gönderdiği ve kendi imzasının da bulunuğu ihtarda kendisine yapılan 471.000-USD ödemenin (ihtarda daha fazla ödeme yapmaya yönelik olarak müvekkili kandırmak amacıyla 438.000-USD 600.000-USD ikmal edilirse ilgili teminatları müvekkilime iade edeceğini beyan ettiğini, bu süreçte ... müvekkilime ve dava dışı ...'a daha fazla faiz ödemesi gerektiğini, aksi takdirde tapuların iadesini yapmayacağı gibi bu taşınmaz ve hisseleri hem fiilen hemde nakden mafyaya teslim edeceğini, faiz alacağını bu insanların silah zoruyla yada taşınmaz ve hisseleri satarak tahsil edeceğini söylediğini, tutarlı çekin zayi edildiğini, ...'in tehditlerinden korunmak açılan tapu iptal tescil davası ve şirket hisselerinin iadesi için açılan pay kaydının düzeltilmesi davaları sırasında müvekkilin ciddi bir mağduriyet yaşamasına sebep olabilecek çek tahsil işlemleri yapmasına engel olmak amacıyla dava konusu çeklerin ödenmesinin engellenmesi için teminatsız olarak tedbir konularak ödemeden men emrinin ... Bankası'na bildirilmesini ... lehine müvekkilce düzenlenen çeklerin iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı tarafından cevap dilekçesi sunulmamıştır. Davalı vekilinin 08/03/2021 tarihli beyan dilekçesinde; Müvekkili ...'in, dava dışı ...'in teşviki ile davacı ...'a yatırımlık arazi alınması için verilmiş paraları geri istediğini, bunun üzerine ... tarafından kendisine önce 2 adet çek verildiğini, bu çeklerin bir kısmını ödeyip kalan kısmını ödemeyince müvekkilini tefecilikle suçladığından bahisle davanın reddini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:Bakırköy 6. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2020/279 Esas 2024/1003 Karar 07.11.2024 Tarihli kararı; "...Somut olayda davacı taraf, davalıdan almış olduğu 400.000 $ borca karşılık olarak dava konusu ... Bankası, ... Şubesine ait Keşidecisi olduğu 29/09/2017 keşide tarihli, ... numaralı, 3.000.000,00 TL tutarlı ve 21/09/2020 keşide tarihli,... numaralı, 3.000.000,00 TL tutarlı çekleri teminat olarak verdiği, aldığı borçtan fazlasını ödemiş olmasına rağmen çeklerin kendisine iade edilmediğinden bahisle dava konusu çekin iptali isteminde bulunmuştur. Davacı tarafından çeklerin iptali istemi sonuç itibariyle menfi tespit talebini içerdiği anlaşılmakla davacı tarafın talebi menfi tespit talebi olarak değerlendirilmiş ve buna göre yargılama yapılmıştır. Davacı tarafından, davalı ...'in tefecilik suçunu işlediğinden bahisle suç duyurunda bulunulduğu, Bakırköy CBS tarafından yapılan soruşturma neticesinde Bakırköy 43. Asliye Ceza Mahkemesine dava açıldığı ve yapılan yargılama neticesinde 09/07/2024 tarih 2021/533 Esas ve 2024/427 Karar sayılı ilamı ile; " olay tarihinde müştekinin daha önceden tanıdığı olan sanıktan, sanığın kardeşi tanık ... aracılığıyla 400.000 USD paraya ihtiyacı olduğunu söyleyerek para istediği, sanığın bu teklifi kabul ettiği ancak bir buçuk ay sonra 450.000 USD olarak geri istediği, müştekinin bunu kabul ettiği, müştekinin ayrıca teminat olarak sanığa vekaletinin bulunduğu bir firmadaki hisselerini ve Beylikdüzü ilçesi ...mahallesinde bulunan bir gayrimenkulün devrini sağladığı, müştekinin bir buçuk ay sonra 450.000 dolar parayı ödeyemediği, bunun üzerine müştekinin sanığa ... bankası ... şubesine ait keşidecisi ... olan ... seri nolu 23/07/2017 vade tarihli çek verdiği, ayrıca yine teminat olarak ... ve ... seri nolu çekleri verdiği, daha sonra 04/08/2017 tarihi ile 06/05/2019 tarihleri arasında parça parça olarak toplamda 471.138 USD parayı müştekinin sanığa ödendiği,İstanbul Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğünün 29/06/2021 tarihli uzmanlık raporu, 16/02/2024 tarihli adli tıp raporu, 06/09/2023 tarihli bilirkişi raporundan sanığın müştekiye faiz karşılığı para vermek suretiyle tefecilik suçunu işlediği anlaşıldığından cezalandırılmasına, hükmedilen ceza nedeniyle hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına" kara verildiği anlaşılmıştır. ATK Fizik İhtisas Kurulunun 18/01/2023 tarihli raporu ile dava konusu "... ve ... Hesabı" başlıklı ve 18/09/2018 tarihli belge üzerinde yapılan incelemede; "inceleme konusu belgede alt kısımda solda atılı imza ile ...'in mukayese imzaları arasında; tersim biçimi, işleklik derecesi, alışkanlıklar, istif, eğim, doğrultu, seyir, hız ve baskı derecesi bakımından uygunluk ve benzerlikler saptandığından söz konusu imzanın ...'in eli ürünü olduğu; İnceleme konusu belgede sağda atılı imzanın teşhise götürecek önemli karakteristik materyal ve yazı unsuru içermeyen, tersimi basit, taklidi kolay imza olması nedeniyle söz konusu imzanın aidiyetinin, bu meyanda sorulduğu üzere ...'in eli ürünü olup olmadığının tespit edilemediği; inceleme konusu belgedeki yazılar ile ...'in mukayese yazıları arasında; tersim biçimi, işleklik derecesi, alışkanlıklar, istif, eğim, doğrultu, seyir, hız ve baskı derecesi bakımından farklılıklar saptandığından, söz konusu yazıların mevcut mukayese yazılarına kıyasla ...'in eli ürünü olmadığı" kanaatinin bildirildiği anlaşılmıştır. Mahkememizce HMK 169 maddesi uyarınca davalı ...'in 20/05/2019 tarihli ... ve ... hesabı başlıklı belge ve iddialara ilişkin olarak isticvabına karar verilmiş ve beyanında; "bana göstermiş olduğunuz belgenin altındaki ismimin altında atılı bulunan imza bana ait değildir, ben böyle bir belge imzalamadım, ben söz konusu paraları gayrimenkul yatırımı için verdim, faizle para vermem söz konusu değildir, ben ...'a 3.000.000,00TL yatırım amacıyla para verdim, hiç ödeme yapılmamıştır, iddialar doğru değildir." şeklinde beyanda bulunmuştur. İş bu deliller, dosyaya sunulan ödeme belgeleri, iddianamedeki tespitler ve ceza dosyasında dinlenen tanık beyanları, 20/05/2019 tarihli ve 18/09/2018 tarihli belgelerin ve bilirkişi raporlarının birlikte değerlendirilmesi neticesinde; davalı ...'in isticvap yoluyla alınan beyanına itibar edilmemiş, fotokopi olan belgeler ile aslı olan ve davalının imzasını barındıran belge içeriklerinin aynı mahiyette olduğu, buna göre davacının davalı ... Selametten 400.000 USD borç aldığının sabit olduğu, dosyada mübrez ödeme belgeleri uyarınca davacının borç aldığı tutarın üzerinde ödeme yaptığı anlaşılmıştır. Bu nedenlerle davacının davasının kabulü ile, dava konusu ... Bankası, ... Şubesi 29/09/2017 keşide tarihli, ... numaralı, 3.000.000,00 TL tutarlı, keşidecisi ... ve aynı banka ve şubeye ait 21/09/2020 keşide tarihli, ... numaralı, 3.000.000,00 TL tutarlı keşidecisi ... olan çeklerden dolayı davacının davalıya karşı borçlu olmadığının tespitine, dava konusu çeklerin kambiyo vasfı göz önünde bulundurularak tedavülde olması nedeniyle iptal talebinin reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere: 1-Davanın KABULÜ İLE, Dava konusu... Bankası,... Şubesi 29/09/2017 keşide tarihli, ...numaralı, 3.000.000,00 TL tutarlı, keşidecisi ... ve aynı banka ve şubeye ait 21/09/2020 keşide tarihli,... numaralı, 3.000.000,00 TL tutarlı keşidecisi ... olan çeklerden dolayı davacının davalıya karşı BORÇLU OLMADIĞININ TESPİTİNE, 2-Çekin kambiyo vasfı göz önünde bulundurularak tedavülde olması nedeniyle iptal talebinin REDDİNE,..." karar verilmiştir. İSTİNAF İSTEMİ:Davalı vekili istinaf dilekçesinde; Davacının 13.04.2020 tarihli dilekçesindeki talebi ile mahkemenin kararı örtüşmediğini, davacı dava dilekçesinde açıkça ne çek numarası ne de çeke ilişkin talebi yer almadığını, Ayrıca bu konuda ıslah ta yapılmadığını, taraflarına da ne dava dilekçesi nede ıslah dilekçesi tebliğ yapılmadığını,Gerekçeli kararda yer alan çeklerin , karara mesnet yapılan 18.09.2018 tarihli imza incelemesine konu edilen belgede geçmediğini, davaya, gerekçeye mesnet tutulan belge,10.05.2022 tarihli beyan dilekçelerinde de belirttikleri tarafı dahi ve imzası dahi olmayan davacı ... ve gerekçeye konu edilen çeklerle alakası bulunmadığını, sonradan düzenlenmiş ve husumetli tanık...tarafından kaleme alınmış ve yine davacının hiçbir şekilde imzasının olmadığı bir belge olduğunu, Müvekkili davalının da imza itirazı bulunduğunu, gerekçeli itirazlarına rağmen iş bu itiraz adli tıp tarafından kabul görmediğini, Ancak mahkeme dosyasına sunulan ve ekte tekrar sunulan 10.10.2023 tarihli bilirkişilik resmi belgesi olan ... tarafından en son teknoloji kullanılarak, kısa paraf şeklinde atılmış imzayı dahi inceleyebilen aletlerle hazırlanış imza ve sahtecilik uzman raporunda tüm dosyaya dayanak yapılan 18.09.2018 tarihli belgedeki imzanın müvekkile ait olmadığının tespit edildiğini, İlk derece mahkemesinin mütalaa talebini kabul etmesine rağmen iş bu çelişkinin giderilmesi için dosyayı adli tıp üst kuruluna göndermediğini, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 30.5.2001 gün 2001/12-436 E., 2001/467 K. ve 6.6.2001 tarih 2001/12-466 E., 2001/483 K. sayılı kararlarında da aynen benimsendiği gibi herhangi bir belgedeki imza veya yazının atfedildiği kişiye ait olup olmadığı hususunda yapılacak bilirkişi incelemesinin, konunun uzmanınca ve yeterli teknik donanıma sahip bir laboratuvar ortamında, optik aletler ve o incelemenin gerektirdiği diğer cihazlar kullanılarak, grafolojik ve grafometrik yöntemlerle yapılması, Bu durum dahi yargılamanın eksik yapıldığını gösterdiğini, Davacını dava dilekçesinde fotokopi şeklinde sunmuş olduğu 20.05.2019 tarihli belgedeki imzanın dahi müvekkiline ait olmadığı duruşma esnasında beyan edilmiş olmasına rağmen mahkeme tarafından imza incelemesine konu edilmemiş ancak gerekçeli karara mesnet tutulduğunu, Davacı tanığı ... müvekkili davalının kardeşi ve 30 yıllık eski iş ortağı olduğunu, Kanlı bıçaklı husumetli kardeşin beyanları ve adli tıp tarafından belgeyi ...'in hazırladığı ve çok rahat sahte ve taklit şeklinde kardeşin imzasını atabileceği beyanımıza rağmen bu konuda dahi inceleme yapılmaması hususları dikkate alınmadan gerekçeye mesnet yapılmasının hatalı olduğunu, Davacının dava dilekçesinde yer alan ve dava tarihinden sonra üretilen 27.02.2020 tarihli belgedeki imzaya ilişkin de inceleme yaptırmadığını, Davacının tanığı ve müvekkilin husumetli kardeşinin oluşturduğu belgelerle müvekkiline dava açıldığını, Davacı tanığının müvekkilin yargılandığı ve ilk derece mahkemesinin sonucunu beklediği Bakırköy 43. Asliye Ceza Mahkemesinin 2021/ 533 E sayılı dosyasındaki beyanlarında ilk derece mahkemesinin adli tıpa göndermiş olduğu ve davaya mesnet tutulan 18.09.2018 tarihli belgeyi baştan sona kendi düzenlediği ve ceza hakiminin sorusu üzerine düzenleme tarihi ile belge içerindeki ileri tarihin nasıl olduğuna yönelik cevap veremediğini, kardeş tanık ... ortaklıktan ayrılan davalıdan intikam almak için davacı ile yapmış olduğu ticarete ilişkin belgeleri ( davaya sunulan çek fotokopisinin kenarında ... yazmaktadır ) kendi iddiaları doğrultunda düzenlediğini, 10.04.2017 tarihli ve akla ziyan makbuz oluşturma belgesi olduğunu, İş bu belge dahi müvekkiline kurulan komployu ortaya koyduğunu, Sözde tefecilikte faiz oluşturmak için banka kaydı olmayan ve eksik kalan 50 bin USD için müvekkilini yazıya göre aynı ortamda olmasına rağmen müvekkilinin parayı sayıyor ve alıyor ama makbuzu ... imzalamasının akla uygun olmadığını, Bakırköy 43. Asliye Ceza Mahkemesinin 2021/533 E sayılı dosyasının sonucunun beklenmesi ara kararlarına rağmen İstinaf aşamasında olan ceza dosyasını beklemeden karar oluşturması dahi hatalı olduğunu beyanla ilk derece mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. GEREKÇE:Dava, menfi tespit istemine ilişkindir.İlk derece mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Karara karşı, davalı vekili, yasal süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi gereğince, ileri sürülen istinaf başvuru nedenleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Katılanların ... ve İstanbul Defterdarlığı, Sanık ... hakkında tefecilik suçlaması ile yapılan ceza kovuşturmasında Bakırköy 43. Asliye Ceza Mahkemesinin 09/07/2024 tarih 2021/533 Esas ve 2024/427 Karar sayılı ilamı ile tefecilik suçu sabit görülerek ceza kararı ve neticesinde hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, Dairemizce UYAP üzerinden yapılan sorgulama ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesi 2024/3308 Esas- 2025/3537 Karar 26.11.2025 Tarihli ilamı ile CMK'nın 289/1 ve 280/1-f maddeleri uyarınca hükmün bozulmasına kesin olarak karar verildiği görülmüştür.Çek suretlerinden; ... Bankası ... Şubesine ait ... seri numaralı 29.09.2017 Keşide tarihli 3.000.000-TL bedelli ve ...seri numaralı 21.09.2020 Keşide tarihli 3.000.000-TL bedelli çekler keşidecisinin davacı ... olduğu görülmüştür.Dava teminat, bedelsizlik iddialarına dayalı menfi tespit istemine ilişkin olup, davacı tarafından borcun faiziyle birlikte ödendiği ileri sürülmüştür. Tefecilik suçlaması ile yapılan ceza kovuşturmasında davalı hakkında tefecilik suçu sabit görülerek ceza kararı ve neticesinde hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği anlaşılmakla birlikte Dairemizce UYAP üzerinden yapılan sorgulama ile istinaf incelemesi neticesinde ceza kararının bozulmasına karar verildiği görülmekle, ceza mahkemesinin maddi vakıaya ilişkin tespiti hukuk mahkemesini bağlayacağından ceza yargılama neticesinin kesinleşmesinin bekletici mesele yapılması ve hasıl olacak neticesine göre tüm deliller de birlikte değerlendirilmek suretiyle karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeye dayalı yazılı şekilde karar verilmesi yerinde değildir. Bu nedenle, davalı vekilinin istinaf isteminin kısmen kabulüne, ilk derce kararının kaldırılmasına, gerekçede belirtildiği şekilde araştırma ve inceleme yapılarak tüm deliller birlikte değerlendirildikten sonra bir karar verilmek üzere dosyanın ilk derece mahkemesine iadesine, karar kaldırma sebep ve şekline göre, davalı vekilinin sair istinaf sebeplerinin bu aşamada incelenmesine yer olmadığına karar verilmiştir. HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davalı vekilinin istinaf talebinin 6100 sayılı HMK nın 353/ 1- a-6 maddesi gereğince kısmen KABULÜNE, 2-Bakırköy 6. Asliye Ticaret Mahkemesinin 07.11.2024 Tarih 2020/279 Esas 2024/1003 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA, 3-Yukarıda gerekçede belirtildiği şekilde araştırma ve inceleme yapılarak tüm deliller birlikte değerlendirildikten sonra bir karar verilmek üzere dosyanın ilk derece mahkemesine İADESİNE, 4-Karar kaldırma sebep ve şekline göre, davalı vekilinin sair istinaf sebeplerinin bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, 5-İstinaf peşin harcının talebi halinde davalıya iadesine, 6- İstinaf aşamasında davalı tarafından yapılan yargılama gideri olan 1.683,10 TL istinaf yoluna başvurma harcı ile 310,00 TL posta ve tebligat masrafı olmak üzere toplam 1.993,10 TL'nin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 7-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 8-Artan gider avanslarının karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilk derece mahkemesince ilgili tarafa iadesine,Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, HMK'nun 353/1-a-6 maddesi uyarınca oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.03/06/2026