Karar metni
Kaynak sistemden alınan tam metin, değiştirilmeden gösterilir.
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 43. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2022/1939 KARAR NO: 2026/674 TÜRK MİLLETİ ADINA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİKARARI İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İSTANBUL 17. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 07/07/2022 NUMARASI: 2021/370 Esas - 2022/467 Karar DAVA: İtirazın İptali (Gemi Ve Yük Alacaklılığından Kaynaklanan) İSTİNAF KARAR TARİHİ: 09/04/2026 Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün davacı vekilince ve davalı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı şirket ile davalı arasında gerçekleşen ticari ilişki çerçevesinde davacı şirketin davalı borçluya deniz taşımacılığına ilişkin olarak taşımacılık hizmeti verdiğini, davalının, taşıma hizmetine konu olan malların tehlike sınıftaki mallar (IMO'lu) olduğunu armatöre ve gerekli idari birimlere bildirmemesinden kaynaklı olarak davacıya parası ceza kesildiğini, davacının iş bu ceza bedelini herhangi bir kusuru olmadığı halde ödemek ve cezaya katlanmak zorunda kaldığını, ödenen iş bu ceza bedeli için davalıya yansıtma fatura düzenlendiğini, fakat düzenlenen faturaya ilişkin herhangi bir ödeme yapılmadığını, davaya konu .... İcra Müdürlüğünün ...E. sayılı icra dosyası üzerinden ceza bedelinin nakden tahsili amacıyla ilamsız icra takibi başlatıldığını, ödeme emrinin borçluya tebliği üzerine davalı/borçlu tarafından takibe, haksız ve hukuka aykırı bir şekilde kötü niyetli olarak itirazda bulunulduğunu ve itiraz neticesinde takibin durduğunu, işbu kötü niyetli itirazın ardından davacı tarafından itirazın iptali hususunda 07.04.2021 tarihinde dava şartı zorunlu arabuluculuğa başvurulduğu ve 19.04.2021 tarihinde yapılan arabuluculuk görüşmesi neticesinde davalı/borçlunun görüşmeye katılmaması nedeniyle anlaşma sağlanamadığını, davalı/borçlunun davacı şirket tarafından başlatılan takipte de belirtildiği üzere takip tarihi itibariyle 5.000,00 USD tutarında ceza bedelinin ödenmemesinden kaynaklı borcu bulunmadığını, taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında davalının davacı şirkete ödemekle yükümlü olduğu takibe konu alacağın, davalı/borçludan tahsil edilmesi gerektiğinin, davalı/borçlunun ödeme emrine yapmış olduğu itirazının kötü niyetli olduğunu, davacı şirketin ticari defter ve kayıtlarıyla da sabit olduğu üzere davacı şirket davalıdan alacaklı olmasına rağmen takip konusu bedeli tahsil edemeyerek mağdur duruma düştüğünü, ileri sürerek davalı/borçlu aleyhine .... İcra Müdürlüğünün ...E. Sayılı dosyası ile başlatılan ilamsız icra takibine, davalı/borçlu tarafından yapılan haksız itirazın iptaline, kötü niyetli takip borçlusunun takip miktarının %20’sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine; yargılama giderleri ve avukatlık ücretinin davalı üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP : Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davalı şirketin okul ve kırtasiye malzemeleri gibi malzemelerin ihracatını yapmak istediğini, bu sebeple davacı şirket ile malların taşınması yönünde mail üzerinden iletişime geçtiklerini ve bu konuda anlaştıklarını, davacı şirketin davalı şirkete gerekli evrakları bildirmişse de, davalıya taşınan malların tehlikeli madde olduklarından bahisle ayrıca bir belge verilmesi gerektiğinin söylenmediğini, davalının kargonun içeriğindeki maddelerin niteliğini her ne kadar davacı şirkete kalem kalem bildirmiş ve kendisinden istenen evrakları davacı şirkete iletmiş olsa da, davacı şirketin davalıdan istemediği için taşınan malların tehlikeli madde olması sebebi ile düzenlenmesi gereken evrakı davalının doğal olarak vermediğini, taşınan malların büyük bir çoğunluğunun sıra, kapı kolu, defter, dosya vb malzemelerden oluştuğunu, davalının davacı şirketten bir hizmet satın aldığını, fakat davacı şirketin iş bu hizmeti özensiz yapmasından ve kendi kusurundan dolayı 3. kişilere cezai bedel ödemek zorunda kaldığında bu bedeli davalıya fatura etmek istediğini, kendi kusurundan kaynaklı uğramış olduğu zararı davalıdan tazmin etmek istemesinin kötü niyetli olduğunu, buradaki sorumluluğun taşıyan davacı şirkette olduğunu, bu nedenle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI : İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda," Uyuşmazlığa konu edilen; davacı tarafından davalı adına düzenlenen 18/06/2020 tarihli ...numaralı fatura ile dava dışı ...-... tarafından davacı adına düzenlenen ve rücuya konu edildiği belirtilen 05/06/2020 tarihli ... numaralı, 5.000 USD tutarlı faturanın ... numaralı konteyner için düzenlendiği anlaşılmaktadır. ... numaralı konteynerde Okul mobilyaları taşınmıştır ve içinde tehlikeli yük bulunmamaktadır. Dava dosyasında Fiili taşıyana ... numaralı konteynerde tehlikeli yük taşındığından dolayı Suudi yetkilileri tarafından ceza yazıldığına dair bir tutanak bulunmamaktadır. Dava dışı ...-... tarafından davalı... adına tanzim edilen fatura içeriğinin ... numaralı konteyner için “ilave ihracat servisi – Additional Export Service” açıklaması ile düzenlediği de görülmektedir. Yani bu faturanın açıklaması da davaya konu edilen ceza ile ilgili değildir. Açıklanan nedenlerle davaya konu edilen alacağa dayanak faturada belirtilen konteyner içeriğinde tehlikeli mal niteliğini haiz eşyanın bulunmadığı, dava dışı fiili taşıyan tarafından düzenlenen fatura içeriğinin cezaya ilişkin olarak düzenlenmediği anlaşıldığından, davacı yanca ispat olunamayan davanın reddine, ..." karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dosyada mübrez konşimento üzerinde ''Door to port'' kaydı bulunduğunu, taşıma ve teslim işbu kloza göre yapıldığını, kapıdan limana taşımacılığa dair temel norm Rotterdam Kuralları olduğunu, temelde uluslararası taşımacılığı düzenlese de ülkelerin kendi sınırları içinde uygulama imkanına sahip olduğu Rotterdam Kuralları sadece limandan limana deniz taşımalarını değil limandan limana, kapıdan limana ve limandan kapıya temelli karma taşımaları düzenlendiğini, deniz taşımacılığına ilişkin Rotterdam Kuralları, sair mevzuat ve bilhassa davalının ikrarı nedeni ile davanın esastan kabulüne karar verilmesini, ... nolu konteyner davalı şirketin gönderici olarak yüklediği, istiflediği ve mühürlediği konteyner olup içeriğinde alkol bazlı el dezenfektanı olduğunu, tehlikeli madde sınıfına giren alkol bazlı el dezenfektanının yükleme esnasında tespiti, davalıya ceza yansıtılması üzerine davalı tarafından gerekli form ve belgeler düzenlenerek iletildiğini, işbu hususa dair eksik evrak sebebi ile ceza ödemesi gerekince davalı şirkete alelacele eksik evraklardan bahsedildiğini ve bunların temin edilmesi istendiğini, davalı şirket de gerekli evrakları derhal davacı şirkete gönderdiğini, davalı şirket muhasebe ve operasyon ekibinin yükleme sırasında acele etmesi hasebiyle maddi hata yaparak konteyner numarasını faturaya yanlış yazdığını, davalının ikrarı karşısında davanın reddine karar verilmesinin esasın aydınlandığı ve davalı alacağının sarih olduğu işbu davada, haklılıklarını usule ve maddi hatalara boğdurmak anlamına geldiğini, beyanla, ilk derece Mahkemesince verilen kararın kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir. Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; itiraz ettikleri hususun vekalet ücretine ilişkin olduğunu, taraflarınca vekalet ücreti hesaplamasının neye göre yapıldığını anlayamadıklarını, vekalet ücreti hesaplaması yapılırken hangi bedelin esas alındığı konusu belirli olmadığı gibi nispi olarak ödenmesi gereken bu ücret her türlü hak edilmesi gereken bedelin altında kaldığını, yabancı para alacaklarına ilişkin davalarda vekalet ücreti karar tarihindeki satış kuru üzerinden Türk Lirasına çevrilerek elde edilen meblağ üzerinden hesap yapılması gerektiğini, 86.275,00 TL üzerinden nispi vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken neye göre hükmedildiği belirli olmayan ve hak edilenin altında tespit edilen vekalet ücretine ilişkin karara itiraz ettiklerini, beyanla, ilk derece Mahkemesince verilen kararın kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir. GEREKÇE: Dava; taşıma sözleşmesinden kaynaklanan fatura alacağının tahsili istemiyle başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali davasıdır. İlk derece mahkemesince dosyaya toplanan deliller ile davanın reddine karar verilmiş, karara karşı taraf vekilleri tarafından yukarıda yazılı sebepler ile istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İstinafa gelen uyuşmazlık temelde; davacı tarafından ödenen herhangi bir ceza olup olmadığı, davalının takip konusu faturadan sorumlu olup olmadığı, vekalet ücretinin hatalı takdir edilip edilmediği noktalarındadır. Davacı alacaklı tarafından davalı hakkında, .... İcra Müdürlüğü'nün ...Esas sayılı takip dosyası ile "5.000,00 USD tutarlı fatura " nedeniyle 5.000,00 USD asıl alacağın tahsili istemiyle 25.12.2020 tarihinde ilamsız takip başlatılmış, davalının itirazı üzerine takip durmuştur. Davacı tarafça, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu(İİK)'nun 67. maddesi uyarınca itirazın iptaline karar verilmesi istemiyle eldeki dava açılmıştır. Davacı taraf, davalıya deniz taşımacılığına ilişkin taşıma hizmeti verdiğini, davalının taşımaya konu malların tehlike sınıfındaki mallar olduğunu armatör ve gerekli idari birimlere bildirmemesinden dolayı para cezası kesildiğini, kusuru olmamasına rağmen ödemek zorunda kaldığından davacıya yansıtma faturası düzenlediğini, ödenmemesi üzerine takip yaptığını, davalı takibe itiraz ettiğinden itirazın iptalini talep etmiş, davalı müvekkiline taşınan malların tehlikeli madde olduklarından bahisle ayrıca bir belge verilmesi gerektiğinin söylenmediğini, müvekkilinin kargonun içeriğindeki maddelerin niteliğini davacı şirkete kalem kalem bildirdiğini, davacı şirketin iş bu hizmeti özensiz yapmasından ve kendi kusurundan kaynaklı uğramış olduğu zararı müvekkilinden tazmin etmek istediğini, sorumluluğun taşıyan davacı şirkette olduğu savunmasında bulunmuştur. Davalı, Suudi Arabistan'da faaliyet gösteren müşterisi ...'a eğitim araç ve gereçleri satmış olup, ürünlerin deniz yoluyla nakliyesi için davacı şirketle anlaşmış ve ürünler ... numaralı konteynere yüklenerek yurt dışına gönderilmiştir. ... numaralı konşimentoda, ... numaralı konteyner taşınmış, yükleyici ..., davacı taşıma komisyoncusu ve yükü teslimi için başvurulacak kişi olarak belirtilmiştir. ... numaralı konteyner ile ilgili olarak davalı tarafından düzenlenerek imzalanmış Tehlikeli yük beyanı formu bulunduğu, konteynerın içinde alkol bazlı el dezenfektanı...olarak belirtilmiş olduğu görülmüştür. Dava dışı .... Şti.'de Suudi Arabistan'da faaliyet gösteren müşterisi ...'a eğitim araç ve gereçleri satmış, ürünlerin deniz yoluyla nakliyesi için davacı şirketle anlaşmış ve ürünler ... numaralı konteynere yüklenerek yurt dışına gönderilmiştir. ...numaralı konşimentoda, ... numaralı konteyner taşınmış, yükleyici .... Şti., davacı taşıma komisyoncusu ve yükü teslimi için başvurulacak kişi olarak belirtilmiş, bu konteynerda okul mobilyalarının taşınmış olduğu görülmüştür. Fiili taşıyıcı ... tarafından düzenlenen ...numaralı ana konşimentoda ''...'' kaydı bulunmakta olup, söz konusu kayıt konteynerın yükleyici davacı tarafından istiflendiği, yüklendiği, tartıldığı ve sayıldığını göstermekte olup, ... numaralı ve ... numaralı konteynerler birlikte taşınmıştır. Mahkemece alınan bilirkişi raporunda, uyuşmazlığa konu konteyner içeriği ürünlerin göndericisinin davalı şirket olmadığı, davalının göndericisi olduğu konteyner içeriği ürünlere ilişkin cezai işlem yapılmadığı ve bu hali ile davacının iddialarının ispata muhtaç olduğunu tespit edilmiştir. Somut olayda, davacı konteynerda tehlikeli yük taşındığından dolayı Suudi Arabistan yetkilileri tarafından ceza yazıldığını beyan etmiş olup, dosyada cezaya ilişkin herhangi bir belge bulunmamaktadır. Fiili taşıyıcı ...A.Ş. tarafından davalıya düzenlenen faturada, ... numaralı konteyner için ilave ihracat servisi açıklaması bulunduğu, fatura davacının iddia ettiği cezaya ilişkin olmadığı gibi söz konusu ... numaralı konteynerın göndericisi de davalı olmayıp dava dışı .... Şti.'dir. Söz konusu konteynerda tehlikeli madde de taşınmadığından, bu konteyner içindeki ürünler için herhangi bir cezai işlem yapılmadığının kabulü gerekir. Her ne kadar davacı yükleme sırasında acele etmeleri sebebiyle konteyner numarasının faturaya yanlış yazıldığını iddia etmiş ve mail yazışmalarını sunmuşsa da, dosyaya iddiasını ispata yönelik herhangi bir belge sunamamıştır. Davacı davalının göndericisi olduğu ... numaralı konteyner için tehlikeli madde taşımasından kaynaklı kesilmiş herhangi bir ceza olduğunu ispatlanmadığı gibi, iddia edilen cezaya ilişkin olarak davacı tarafından davalıya düzenlenen takip konusu yansıtma faturasının dayanağı da ispatlayamadığından, Mahkemece davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. Davalı tarafça ilk derece mahkemesi kararı vekalet ücreti yönünden istinaf edilmiştir. Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin istikrarlı bir şekilde kabul ettiği üzere, yabancı para borcu ile ilgili alacaklarda talep edilen yabancı paranın dava tarihindeki efektif döviz kuru karşılığı Türk Lirası üzerinden, karar tarihindeki tarifeye göre vekalet ücreti ile nisbi karar ve ilam harcının hesaplanması gerekmektedir.(Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 14.12.2022 Tarih ve 2021/8284 E.- 2022/9092 K. sayılı; 19.09.2011 Tarih ve 2010/966 E. - 2011/10441 K. Sayılı kararları). Buna göre, Mahkemece reddedilen tutar yönünden davalı lehine 6.401,38 TL nispi vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken 5.707,50 TL vekalet ücretine hükmedilmesi hatalı görülmüştür. HMK'nın 355. maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; davacı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun reddine; ilk derece mahkemesince davalı lehine takdir edilen vekalet ücreti miktarına ilişkin verilen karar isabetli görülmemiş ve bu nedenle davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden yargılama yapılmasına gerek bulunmadığından Dairemizce ilk derece mahkemesi kararı düzeltilerek yeniden esas hakkında aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. KARAR: Yukarıda ayrıntısı ile açıklanan nedenlerle; Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, Davalı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ İLE; istinaf incelemesine konu İlk Derece Mahkemesi kararının HMK'nın 353(1)b-2 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, 1-Davanın REDDİNE, 2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harç Tarifesi gereğince peşin alınan 544,73 TL den karar harcı olan 80,70 TL nin mahsubu ile fazla alınan 464,03 TL'nin kesinleşmeye müteakip talep halinde davacıya iadesine, 3-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden AAÜT gereğince 6.401,38 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine, 4-Tarafların dava şartı olan Arabuluculuk toplantısına katıldıkları halde anlaşamadıkları, Arabuluculuk son tutanağından anlaşıldığından 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A-14 bendi uyarınca ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri uyarınca Suçüstü Ödeneğinden ödenen 1.320,00.-TL Arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 5-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 6-Karar kesinleştiğinde, HMK Gider Avansı Tarifesinin 5. maddesi uyarınca artan gider avansının davacı tarafa; davalı tarafından yatırılan ve artan delil avansının kendisine iadesine, 7-İstinaf Yargılamasına İlişkin Olarak; a-Davalı vekilince yatırılan istinaf karar harcının istemi halinde kendisine iadesine, b-Davalı tarafça istinaf aşamasında yapılan istinaf başvuru harcı 220,70 TL, posta ve tebligat gideri 66,00 TL olmak üzere toplam 286,70 TL yargılama masrafının davacıdan alınarak davalıya verilmesine, c-Davacı tarafından başvuru sırasında peşin olarak yatırılan 80,70 TL harcın, alınması gerekli olan 732,00 TL harçtan mahsubu ile bakiye 651,30 TL istinaf karar harcının davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, d-Davacı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 362(1)a. maddesi uyarınca kesin olarak oy birliğiyle karar verildi. 09/04/2026