Karar metni
Kaynak sistemden alınan tam metin, değiştirilmeden gösterilir.
Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2024/3661 E. , 2025/6333 K.
"İçtihat Metni"T.C. DANIŞTAY DÖRDÜNCÜ DAİRE Esas No : 2024/3661 Karar No : 2025/6333
DAVACI : ... VEKİLİ : Av. ...
DAVALI : ... Bakanlığı VEKİLİ : Hukuk Müşaviri ...
DAVANIN KONUSU : İçişleri Bakanlığı İller İdaresi Genel Müdürlüğünün "Eğlence Yerlerinde Müzik Yayınları" konulu 10/05/2022 tarih ve 29914 sayılı Genelgesinin iptali istenilmektedir. DAVACININ İDDİALARI : Dava konusu Genelge ile gürültü ve titreşim standartları ile eğlence yerlerinde yapılacak müzik yayınlarına dair usul ve esasların 2872 sayılı Çevre Kanunu, anılan kanuna dayanılarak yayımlanan ve yürürlükte bulunan Çevresel Gürültünün Değerlendirilmesi ve Yönetimi Yönetmeliği ile İşyeri Açma ve Çalışma Ruhsatlarına İlişkin Yönetmelik olmak üzere ilgili mevzuatta düzenlendiği belirtildikten sonra “İlgili kanun/mevzuat hükümleri saklı kalmak kaydıyla ülke genelinde müzik yayını yapılabilme süresi saat 01:00’e kadar uzatıldı.” şeklinde ifadelerle görev ve yetki alanı içerisinde bulunmayan bir konuda düzenleyici işlem tesis edildiği, ülkemizde uygulanan koronavirüs tedbirlerinin Cumhurbaşkanlığı’nın 09/04/2022 tarihli Genelgesi ile yürürlükten tamamen kalktığı, ülkemizin normal yaşam koşullarına döndüğü kabul edildiğinde, davalı Bakanlığın iptal istemine konu Genelge’yi çıkarma hak ve yetkisinin bulunmadığı, Genelge’nin çıkarılma tarihinde koronavirüs tedbirlerinin uygulanması durumu ortadan kalktığından, varlık amacında “halk sağlığının korunması” ve “kamu yararı” gibi nesnel ölçütler bulunmadığı, düzenleniş amacı kalmadığından amaç yönünden hukuka aykırı olduğu, Anayasal temel hak ve özgürlüklerin özüne ve ruhuna dokunan uygulamalara sebebiyet veren ve hakkın özüne Anayasa'da yer almayan sınırlama ölçütleri ile müdahale edildiği, Anayasa’nın 17., 27. ve 64. maddelerine aykırı olduğu ileri sürmektedir. DAVALININ SAVUNMASI : Anayasa ve Çevre Kanunu kapsamında, Anayasanın "Sağlık hizmetleri ve çevrenin korunması" başlıklı 56. maddesi hükmü ile 2872 sayılı Çevre Kanununun 14. maddesinde yer alan kural değerlendirildiğinde, sağlıklı ve dengeli bir çevre oluşturulması ve kişilerin beden ve ruh sağlığını, huzur ve sükununu bozacak şekilde gürültü oluşmasının engellenmesi amaçlarına yönelik olduğundan, dava konusu düzenlemenin hukuka aykırılık teşkil etmediği, ilgili sektörlerin talepleri, meri mevzuat hükümleri, halkın huzur ve sükûnu tedbirleri çerçevesinde başta Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı ile Kültür ve Turizm Bakanlığı olmak üzere ilgili Bakanlıklar ve kurum/kuruluşlar ile yapılan görüşmelerde, 2872 sayılı Çevre Kanunu, Çevresel Gürültünün Değerlendirilmesi ve Yönetimi Yönetmeliği ile İşyeri Açma ve Çalışma Ruhsatlarına İlişkin Yönetmeliğin ilgili hükümleri/sınırlamaları saklı kalmak kaydıyla müzik yayını yapılabilme süresi ülke genelinde saat 01:00'e kadar uzatıldığı, dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : ... DÜŞÜNCESİ : Dava konusu işlemin iptali gerektiği düşünülmektedir. DANIŞTAY SAVCISI : ... DÜŞÜNCESİ : Dava İçişleri Bakanlığı İller İdaresi Genel Müdürlüğünün "Eğlence Yerlerinde Müzik Yayınları" konulu 10/05/2022 tarih ve 29914 sayılı Genelgesinin iptali istemiyle açılmıştır. 10/07/2018 tarih ve 30474 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 1 sayılı Cumhurbaşkanlığı Teşkilatı Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin 97. maddesinde, Çevre ve Şehircilik Bakanlığının görev ve yetkileri şunlardır: a) Yerleşmeye, çevreye ve yapılaşmaya dair imar, çevre, yapı ve yapım mevzuatını hazırlamak, uygulamaları izlemek ve denetlemek, Bakanlığın görev alanı ile ilgili mesleki hizmetlerin norm ve standartlarını hazırlamak, geliştirmek, uygulanmasını sağlamak ve ilgililerin kayıtlarını tutmak, b) Çevrenin korunması, iyileştirilmesi ile çevre kirliliğinin önlenmesine yönelik prensip ve politikaların belirlenmesi amacıyla gerekli çalışmaları yapmak, standart ve ölçütler geliştirmek, programlar hazırlamak; bu çerçevede eğitim, araştırma, projelendirme, eylem planları ve kirlilik haritalarını oluşturmak, bunların uygulama esaslarını tespit etmek ve izlemek, iklim değişikliği ile ilgili iş ve işlemleri yürütmek, c) Faaliyetleri sonucu alıcı ortamlara katı, sıvı ve gaz halde atık bırakarak kirlilik oluşturan veya oluşturması muhtemel her türlü tesis ve faaliyetin, çevresel etkilerini değerlendirmek; alıcı ortamlar ile ilgili ölçüm ve izleme çalışmalarını yapmak; bahse konu tesis ve faaliyetleri izlemek, izin vermek, denetlemek ve gürültünün kontrol edilmesini sağlamak, (...)" 254. maddesinde, "İçişleri Bakanlığının görev ve yetkileri şunlardır: a) Bakanlığa bağlı iç güvenlik kuruluşlarını idare etmek suretiyle ülkesi ve milleti ile bölünmez bütünlüğünü, yurdun iç güvenliğini ve asayişini, kamu düzenini ve genel ahlakı, Anayasada yazılı hak ve hürriyetleri korumak, b) Sınır, kıyı ve karasularımızın muhafaza ve emniyetini sağlamak, c) Karayollarında trafik düzenini sağlamak ve denetlemek, ç) Suç işlenmesini önlemek, suçluları takip etmek ve yakalamak, d) Her türlü kaçakçılığı men ve takip etmek, e)Yurdun iç politikasına, il ve ilçelerin genel ve özel durumları ile ilgili değerlendirmeler yapmak ve Cumhurbaşkanına tekliflerde bulunmak, f) Ülkenin idari bölümlere ayrılması, il ve ilçelerin genel idarelerini düzenlemek, g) Nüfus ve vatandaşlık hizmetlerini yürütmek, ğ) Pasaport hizmetlerini yürütmek, h) Kanunlarla veya Cumhurbaşkanlığı kararnameleriyle verilen diğer görevleri yapmak." hükümleri yer almaktadır. 2872 sayılı Çevre Kanunu'nun "Gürültü" başlıklı 14. maddesinde, "Kişilerin huzur ve sükununu, beden ve ruh sağlığını bozacak şekilde ilgili yönetmeliklerle belirlenen standartlar üzerinde gürültü ve titreşim oluşturulması yasaktır. Ulaşım araçları, şantiye, fabrika, atölye, işyeri, eğlence yeri, hizmet binaları ve konutlardan kaynaklanan gürültü ve titreşimin yönetmeliklerle belirlenen standartlara indirilmesi için faaliyet sahipleri tarafından gerekli tedbirler alınır." hükmüne yer verlmiştir. Dava konusu işlemin tesis edildiği tarihte yürürlükte olan Çevresel Gürültünün Değerlendirilmesi ve Yönetilmesi Yönetmeliğinin "Eğlence yerlerine ilişkin esaslar" başlıklı 24. maddesinde, "(1) Müzik yayını yapan eğlence yerlerinden kaynaklanan çevresel gürültünün önlenmesine ilişkin esaslar aşağıda belirtilmiştir: a) Çok hassas kullanım alanlarındaki açık ve yarı açık eğlence yerlerinde canlı müzik yayını yapılması yasaktır. Bu alanlarda, açık ve yarı açık eğlence yerlerinin kurulmasına izin verilmez. Bu alanlardaki mevcut açık ve yarı açık eğlence yerleri kapalı hale getirilir. (...) d) Hassas kullanımların bulunduğu alanlarda faaliyet gösteren açık ve yarı açık eğlence yerlerinde, 24.00-07.00 saatleri arasında canlı müzik yayını yapılması yasaktır. Diğer saatlerde ise (b) ve/veya (c) ve/veya (ç) bentlerinde belirtilen sınır değerleri sağlayacak şekilde faaliyetlerini sürdürür. ğ) Bu madde kapsamında canlı müzik yapabilecek eğlence yeri veya yerlerinin 14/7/2005 tarihli ve 2005/9207 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile yürürlüğe konulan İşyeri Açma ve Çalışma Ruhsatlarına İlişkin Yönetmelik hükümlerine göre canlı müzik izni alması şarttır. Bu izin verilirken yetkili idarenin bu maddede belirtilen esaslara ilişkin uygun görüşü alınır, gerekli görüldüğü takdirde yetkili idare Çevresel Gürültü Seviyesi Değerlendirme Raporu hazırlatır ve rapora ilişkin yetkili idarenin uygun görüşü esas alınır. (...) k) Canlı müzik izni alınmadan hiçbir suretle müzik faaliyeti gerçekleştirilemez. kuralına, 26. maddesinin birinci fıkrasının (ı) bendinde, “Çok hassas kullanımları etkileyebilecek şekilde yakınında, bitişiğinde, altında veya üstündeki alanlarda konser, gösteri, miting, tören, festival ve benzeri açık hava faaliyetlerinin gerçekleştirilmesi yasaktır. Hassas ve az hassas kullanımların bulunduğu alanlarda ise konser, gösteri, miting, tören, festival ve benzeri açık hava faaliyetlerinin 24:00-07:00 saatleri arasında yapılması yasaktır. Bu maddede belirtilen açık hava faaliyetlerine, çevresel gürültüye maruz kalan kişilerin ve yaşanan şikâyetlerin yoğunluğu göz önünde bulundurularak, İl Mahalli Çevre Kurul Kararı ile alan ve saat sınırlaması getirilebilir.” kuralına, "Yürütme" başlıklı 44. maddesinde ise, "Bu Yönetmelik hükümlerini Çevre ve Orman Bakanı yürütür." kuralına yer verilmiştir. Anayasa'nın 124. maddesinde, Cumhurbaşkanı, bakanlıklar ve kamu tüzelkişilerinin, kendi görev alanlarını ilgilendiren kanunların ve Cumhurbaşkanlığı kararnamelerinin uygulanmasını sağlamak üzere ve bunlara aykırı olmamak şartıyla, yönetmelikler çıkarabileceği kuralına yer verilmiştir. Buna göre, idari teşkilat yapısı içinde yer alan Bakanlıklar ile diğer kamu kurum ve kuruluşları, görev alanlarına ilişkin olarak yönetmelik, yönerge, tebliğ, genelge ve talimat gibi çeşitli adlar altında düzenleme yapabilmektedirler. Tebliğ, genelge ve yönerge gibi düzenleyici işlemler; üst normların uygulanmasını göstermek amacıyla ve onlara aykırı hükümler içermemek şartıyla, yine üst normlarda gösterilen usul ve yöntemleri "açıklayıcı" hükümler taşıyan, yeni bir yöntem ve usul getirmeyen, dayanağı olan mevzuatta yer alan hükümler dışında yeni bir düzenleme içermeyen adsız düzenleyici işlemlerdir. Dava konusu Genelge'de, 2872 sayılı Çevre Kanunu'nun, Çevresel Gürültünün Değerlendirilmesi ve Yönetimi Yönetmeliğinin ve İşyeri Açma ve Çalışma Ruhsatlarına İlişkin Yönetmeliğin ilgili hükümlerine yer verildikten sonra, ilgili sektörlerin talepleri, meri mevzuat hükümleri, halkın huzur ve sükûnu tedbirleri çerçevesinde başta Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı ile Kültür ve Turizm Bakanlığı olmak üzere ilgili bakanlıklar ve kurum/kuruluşlar ile yapılan görüşmelerde, 2872 sayılı Çevre Kanunu, Çevresel Gürültünün Değerlendirilmesi ve Yönetimi Yönetmeliği ile İşyeri Açma ve Çalışma Ruhsatlarına İlişkin Yönetmeliğin ilgili hükümleri/sınırlamaları saklı kalmak kaydıyla, 1- Müzik yayını yapılabilme süresinin ülke genelinde saat 01:00'e kadar uzatıldığı, 2- Yetkili idareden canlı müzik izni bulunmayan eğlence yerinde müzik yayınına kesinlikle izin verilmeyeceği, 3- Umuma açık istirahat ve eğlence yerlerini genel güvenlik ve asayiş yönünden denetleme yetkisini haiz olan genel kolluk birimlerince yapılacak olan denetimlerde işletmenin canlı müzik izni olup olmadığı, belirlenen saat aralığı dışında canlı müzik yayını yapıp yapmadığı gibi hususlara da dikkat edileceği, 4- Genel kolluk birimlerinin denetimlerinde halkın huzur ve sükûnunu bozacak ve çevreyi rahatsız edecek şekilde ilgili mevzuatında belirlenmiş çevresel gürültü seviye değerlerinin üzerinde müzik yayını yapan işletmeler ve/veya kişiler hakkında yetkili idarelere gerekli bildirimde bulunulmasının sağlanacağı hususlarının kararlaştırıldığı belirtilmiş, bu kapsamda vali ve kaymakamlar tarafından, bu esaslar doğrultusunda yerel yönetimler, genel kolluk birimleri, çevre, şehircilik ve iklim değişikliği il müdürlükleri ile ilgi diğer kurum ve kuruluşlar arasında gerekli koordinasyonun sağlanarak gerekli kararların alınması ve uygulamada herhangi bir aksaklığa meydan verilmemesi hususunda, 81 il valiliği, Jandarma Genel Komutanlığı ve Sahil Güvelik Komutanlığı'ndan gereğinin yapılması rica edilmiştir. Bakılan uyuşmazlık, dava konusu Genelge'yle müzik yayını yapılabilme süresinin ülke genelinde saat 01:00 olarak belirlenmesinden kaynaklanmaktadır. İdare Hukuku'nda "yetki", idareye Anayasa ve yasalarla tanınmış olan karar alma gücünü ifade etmektedir. Bu yönüyle idari işlemin en temel unsurunu oluşturan "yetki", yasayla hangi makama verilmiş ise ancak onun tarafından kullanılabilir. İdare Hukukunda "yetkisizlik kural, yetkili olma istisna”dır. Bu istisna ise, yetkinin, yalnızca yasayla gösterilen hallerde ve yine yasayla gösterilen idari merciler tarafından kullanılmasıdır. Bu nedenle "yetki", yasanın açık izni olmadan devredilemez ve Anayasa'nın 123. maddesi uyarınca, kuruluş ve görevleri yasayla düzenlenmek durumunda olan idarenin kendi düzenleme yetkisi de yasalarla sınırlı olduğundan, yetki kuralları genişletici yoruma tâbi tutulamaz. Uyuşmazlık bu çerçevede incelendiğinde, anılan Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi'nin davalı Bakanlığın görev ve yetkileri sıralandığı bölümünde, ülke genelinde müzik yayını yapılabilme süresi belirlenmesine ilişkin bir düzenlemeye yer verilmediği, dava konusu işlemde dayanak gösterilen ve işlemin tesis edildiği tarihte yürürlükte olan Çevresel Gürültünün Değerlendirilmesi ve Yönetilmesi Yönetmeliğin, özellikle nüfusun yoğun olduğu alanlarda, parklarda veya yerleşim bölgelerindeki diğer sessiz alanlarda, açık arazideki sessiz alanlarda, okul, hastane ve diğer gürültüye hassas alanlar da dahil olmak üzere insanların maruz kaldığı çevresel gürültüler ile çevresel titreşime yönelik esas ve usulleri kapsadığı ve söz konusu Yönetmelik hükümlerinin Çevre ve Orman Bakanı (güncel adıyla Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı) tarafından yürütüleceği, Yönetmelik kapsamındaki faaliyetlerde alan ve saat sınırlaması belirleme yetkisinin anılan Bakanlığın taşra birimleri olan İl Mahalli Çevre Kurullarına ait olduğu, dolayısıyla, davalı idarenin ülke genelinde müzik yayını yapılabilme süresini sınırlamaya ilişkin görev ve yetkisinin bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Nitekim, Danıştay Onuncu Dairesinin 08/07/2024 tarihli ara kararına verilen cevap ekinde, İçişleri Bakanlığı İller İdaresi Genel Müdürlüğünün "Eğlence Yerlerinde Müzik Yayını" konulu 30/01/2023 tarih ve 46205 sayılı ile "Müzik Yayın Yasağı ve Denetimlerine Dair Talep" konulu 06/02/2023 tarih ve 46588 sayılı yazılarıyla meri mevzuat ve Çevresel Gürültü Kontrol Yönetmeliği dökümleri doğrultusunda kapalı alanlarda müzik yayımı süresinin İl Mahalli Çevre Kurulu kararına göre belirlenmesi gerektiği ifade edilmiştir. Öte yandan, 2872 sayılı Çevre Kanunu ile İşyeri Açma ve Çalışma Ruhsatlarına İlişkin Yönetmeliğin dava konusu Genelge'de belirtilen hükümlerinde de ülke genelinde müzik yayını yapılabilme süresi belirlenmesine ilişkin bir düzenleme bulunmadığı görülmektedir. Bu durumda, müzik yayını yapılabilme süresinin ülke genelinde saat 01:00'e kadar uzatıldığı hususunu belirleyen dava konusu Genelge'nin yetki unsuru bakımından hukuka aykırı olduğu sonucuna varılmıştır. Açıklanan nedenlerle dava konusu işlemin iptali gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE : MADDİ OLAY: Dava, İçişleri Bakanlığı İller İdaresi Genel Müdürlüğünün "Eğlence Yerlerinde Müzik Yayınları" konulu 10/05/2022 tarih ve 29914 sayılı Genelgesinin iptali istemiyle açılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT: 10/07/2018 tarih ve 30474 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 1 sayılı Cumhurbaşkanlığı Teşkilatı Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin 97. maddesinde, Çevre ve Şehircilik Bakanlığının görev ve yetkileri şunlardır: a) Yerleşmeye, çevreye ve yapılaşmaya dair imar, çevre, yapı ve yapım mevzuatını hazırlamak, uygulamaları izlemek ve denetlemek, Bakanlığın görev alanı ile ilgili mesleki hizmetlerin norm ve standartlarını hazırlamak, geliştirmek, uygulanmasını sağlamak ve ilgililerin kayıtlarını tutmak, b) Çevrenin korunması, iyileştirilmesi ile çevre kirliliğinin önlenmesine yönelik prensip ve politikaların belirlenmesi amacıyla gerekli çalışmaları yapmak, standart ve ölçütler geliştirmek, programlar hazırlamak; bu çerçevede eğitim, araştırma, projelendirme, eylem planları ve kirlilik haritalarını oluşturmak, bunların uygulama esaslarını tespit etmek ve izlemek, iklim değişikliği ile ilgili iş ve işlemleri yürütmek, c) Faaliyetleri sonucu alıcı ortamlara katı, sıvı ve gaz halde atık bırakarak kirlilik oluşturan veya oluşturması muhtemel her türlü tesis ve faaliyetin, çevresel etkilerini değerlendirmek; alıcı ortamlar ile ilgili ölçüm ve izleme çalışmalarını yapmak; bahse konu tesis ve faaliyetleri izlemek, izin vermek, denetlemek ve gürültünün kontrol edilmesini sağlamak, (...)" 254. maddesinde, "İçişleri Bakanlığının görev ve yetkileri şunlardır: a) Bakanlığa bağlı iç güvenlik kuruluşlarını idare etmek suretiyle ülkesi ve milleti ile bölünmez bütünlüğünü, yurdun iç güvenliğini ve asayişini, kamu düzenini ve genel ahlakı, Anayasada yazılı hak ve hürriyetleri korumak, b) Sınır, kıyı ve karasularımızın muhafaza ve emniyetini sağlamak, c) Karayollarında trafik düzenini sağlamak ve denetlemek, ç) Suç işlenmesini önlemek, suçluları takip etmek ve yakalamak, d) Her türlü kaçakçılığı men ve takip etmek, e)Yurdun iç politikasına, il ve ilçelerin genel ve özel durumları ile ilgili değerlendirmeler yapmak ve Cumhurbaşkanına tekliflerde bulunmak, f) Ülkenin idari bölümlere ayrılması, il ve ilçelerin genel idarelerini düzenlemek, g) Nüfus ve vatandaşlık hizmetlerini yürütmek, ğ) Pasaport hizmetlerini yürütmek, h) Kanunlarla veya Cumhurbaşkanlığı kararnameleriyle verilen diğer görevleri yapmak." hükümleri yer almaktadır.
2872 sayılı Çevre Kanunu'nun "Gürültü" başlıklı 14. maddesinde, "Kişilerin huzur ve sükununu, beden ve ruh sağlığını bozacak şekilde ilgili yönetmeliklerle belirlenen standartlar üzerinde gürültü ve titreşim oluşturulması yasaktır.
Ulaşım araçları, şantiye, fabrika, atölye, işyeri, eğlence yeri, hizmet binaları ve konutlardan kaynaklanan gürültü ve titreşimin yönetmeliklerle belirlenen standartlara indirilmesi için faaliyet sahipleri tarafından gerekli tedbirler alınır." hükmüne yer verlmiştir. Dava konusu işlemin tesis edildiği tarihte yürürlükte olan Çevresel Gürültünün Değerlendirilmesi ve Yönetilmesi Yönetmeliğinin "Eğlence yerlerine ilişkin esaslar" başlıklı 24. maddesinde, "(1) Müzik yayını yapan eğlence yerlerinden kaynaklanan çevresel gürültünün önlenmesine ilişkin esaslar aşağıda belirtilmiştir: a) Çok hassas kullanım alanlarındaki açık ve yarı açık eğlence yerlerinde canlı müzik yayını yapılması yasaktır. Bu alanlarda, açık ve yarı açık eğlence yerlerinin kurulmasına izin verilmez. Bu alanlardaki mevcut açık ve yarı açık eğlence yerleri kapalı hale getirilir. (...) d) Hassas kullanımların bulunduğu alanlarda faaliyet gösteren açık ve yarı açık eğlence yerlerinde, 24.00-07.00 saatleri arasında canlı müzik yayını yapılması yasaktır. Diğer saatlerde ise (b) ve/veya (c) ve/veya (ç) bentlerinde belirtilen sınır değerleri sağlayacak şekilde faaliyetlerini sürdürür. ğ) Bu madde kapsamında canlı müzik yapabilecek eğlence yeri veya yerlerinin 14/7/2005 tarihli ve 2005/9207 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile yürürlüğe konulan İşyeri Açma ve Çalışma Ruhsatlarına İlişkin Yönetmelik hükümlerine göre canlı müzik izni alması şarttır. Bu izin verilirken yetkili idarenin bu maddede belirtilen esaslara ilişkin uygun görüşü alınır, gerekli görüldüğü takdirde yetkili idare Çevresel Gürültü Seviyesi Değerlendirme Raporu hazırlatır ve rapora ilişkin yetkili idarenin uygun görüşü esas alınır. (...) k) Canlı müzik izni alınmadan hiçbir suretle müzik faaliyeti gerçekleştirilemez. kuralına, 26. maddesinin birinci fıkrasının (ı) bendinde, “Çok hassas kullanımları etkileyebilecek şekilde yakınında, bitişiğinde, altında veya üstündeki alanlarda konser, gösteri, miting, tören, festival ve benzeri açık hava faaliyetlerinin gerçekleştirilmesi yasaktır. Hassas ve az hassas kullanımların bulunduğu alanlarda ise konser, gösteri, miting, tören, festival ve benzeri açık hava faaliyetlerinin 24:00-07:00 saatleri arasında yapılması yasaktır. Bu maddede belirtilen açık hava faaliyetlerine, çevresel gürültüye maruz kalan kişilerin ve yaşanan şikâyetlerin yoğunluğu göz önünde bulundurularak, İl Mahalli Çevre Kurul Kararı ile alan ve saat sınırlaması getirilebilir.” kuralına, "Yürütme" başlıklı 44. maddesinde ise, "Bu Yönetmelik hükümlerini Çevre ve Orman Bakanı yürütür." kuralına yer verilmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Anayasa'nın 124. maddesinde, Cumhurbaşkanı, bakanlıklar ve kamu tüzelkişilerinin, kendi görev alanlarını ilgilendiren kanunların ve Cumhurbaşkanlığı kararnamelerinin uygulanmasını sağlamak üzere ve bunlara aykırı olmamak şartıyla, yönetmelikler çıkarabileceği kuralına yer verilmiştir. Buna göre, idari teşkilat yapısı içinde yer alan Bakanlıklar ile diğer kamu kurum ve kuruluşları, görev alanlarına ilişkin olarak yönetmelik, yönerge, tebliğ, genelge ve talimat gibi çeşitli adlar altında düzenleme yapabilmektedirler. Tebliğ, genelge ve yönerge gibi düzenleyici işlemler; üst normların uygulanmasını göstermek amacıyla ve onlara aykırı hükümler içermemek şartıyla, yine üst normlarda gösterilen usul ve yöntemleri "açıklayıcı" hükümler taşıyan, yeni bir yöntem ve usul getirmeyen, dayanağı olan mevzuatta yer alan hükümler dışında yeni bir düzenleme içermeyen adsız düzenleyici işlemlerdir. Dava konusu Genelge'de, 2872 sayılı Çevre Kanunu'nun, Çevresel Gürültünün Değerlendirilmesi ve Yönetimi Yönetmeliğinin ve İşyeri Açma ve Çalışma Ruhsatlarına İlişkin Yönetmeliğin ilgili hükümlerine yer verildikten sonra, ilgili sektörlerin talepleri, meri mevzuat hükümleri, halkın huzur ve sükûnu tedbirleri çerçevesinde başta Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı ile Kültür ve Turizm Bakanlığı olmak üzere ilgili bakanlıklar ve kurum/kuruluşlar ile yapılan görüşmelerde, 2872 sayılı Çevre Kanunu, Çevresel Gürültünün Değerlendirilmesi ve Yönetimi Yönetmeliği ile İşyeri Açma ve Çalışma Ruhsatlarına İlişkin Yönetmeliğin ilgili hükümleri/sınırlamaları saklı kalmak kaydıyla, 1- Müzik yayını yapılabilme süresinin ülke genelinde saat 01:00'e kadar uzatıldığı, 2- Yetkili idareden canlı müzik izni bulunmayan eğlence yerinde müzik yayınına kesinlikle izin verilmeyeceği, 3- Umuma açık istirahat ve eğlence yerlerini genel güvenlik ve asayiş yönünden denetleme yetkisini haiz olan genel kolluk birimlerince yapılacak olan denetimlerde işletmenin canlı müzik izni olup olmadığı, belirlenen saat aralığı dışında canlı müzik yayını yapıp yapmadığı gibi hususlara da dikkat edileceği, 4- Genel kolluk birimlerinin denetimlerinde halkın huzur ve sükûnunu bozacak ve çevreyi rahatsız edecek şekilde ilgili mevzuatında belirlenmiş çevresel gürültü seviye değerlerinin üzerinde müzik yayını yapan işletmeler ve/veya kişiler hakkında yetkili idarelere gerekli bildirimde bulunulmasının sağlanacağı hususlarının kararlaştırıldığı belirtilmiş, bu kapsamda vali ve kaymakamlar tarafından, bu esaslar doğrultusunda yerel yönetimler, genel kolluk birimleri, çevre, şehircilik ve iklim değişikliği il müdürlükleri ile ilgi diğer kurum ve kuruluşlar arasında gerekli koordinasyonun sağlanarak gerekli kararların alınması ve uygulamada herhangi bir aksaklığa meydan verilmemesi hususunda, 81 il valiliği, Jandarma Genel Komutanlığı ve Sahil Güvelik Komutanlığı'ndan gereğinin yapılması rica edilmiştir. Bakılan uyuşmazlık, dava konusu Genelge'yle müzik yayını yapılabilme süresinin ülke genelinde saat 01:00 olarak belirlenmesinden kaynaklanmaktadır. İdare Hukuku'nda "yetki", idareye Anayasa ve yasalarla tanınmış olan karar alma gücünü ifade etmektedir. Bu yönüyle idari işlemin en temel unsurunu oluşturan "yetki", yasayla hangi makama verilmiş ise ancak onun tarafından kullanılabilir. İdare Hukukunda "yetkisizlik kural, yetkili olma istisna”dır. Bu istisna ise, yetkinin, yalnızca yasayla gösterilen hallerde ve yine yasayla gösterilen idari merciler tarafından kullanılmasıdır. Bu nedenle "yetki", yasanın açık izni olmadan devredilemez ve Anayasa'nın 123. maddesi uyarınca, kuruluş ve görevleri yasayla düzenlenmek durumunda olan idarenin kendi düzenleme yetkisi de yasalarla sınırlı olduğundan, yetki kuralları genişletici yoruma tâbi tutulamaz. Dosyanın incelenmesinden, anılan Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi'nin davalı Bakanlığın görev ve yetkilerinin sıralandığı bölümünde, ülke genelinde müzik yayını yapılabilme süresi belirlenmesine ilişkin bir düzenlemeye yer verilmediği, dava konusu işlemde dayanak gösterilen ve işlemin tesis edildiği tarihte yürürlükte olan Çevresel Gürültünün Değerlendirilmesi ve Yönetilmesi Yönetmeliğinin de, özellikle nüfusun yoğun olduğu alanlarda, parklarda veya yerleşim bölgelerindeki diğer sessiz alanlarda, açık arazideki sessiz alanlarda, okul, hastane ve diğer gürültüye hassas alanlar da dahil olmak üzere insanların maruz kaldığı çevresel gürültüler ile çevresel titreşime yönelik esas ve usulleri kapsadığı gibi, söz konusu Yönetmelik hükümlerinin Çevre ve Orman Bakanı (güncel adıyla Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı) tarafından yürütüleceğinin düzenlendiği anlaşılmaktadır. Öte yandan, Danıştay Onuncu Dairesinin 08/07/2024 tarihli ara kararına verilen cevap ekinde, İçişleri Bakanlığı İller İdaresi Genel Müdürlüğünün "Eğlence Yerlerinde Müzik Yayını" konulu 30/01/2023 tarih ve 46205 sayılı ile "Müzik Yayın Yasağı ve Denetimlerine Dair Talep" konulu 06/02/2023 tarih ve 46588 sayılı yazılarıyla meri mevzuat ve Çevresel Gürültü Kontrol Yönetmeliği dökümleri doğrultusunda kapalı alanlarda müzik yayımı süresinin İl Mahalli Çevre Kurulu kararına göre belirlenmesi gerektiği ifade edilmiştir. Bu durumda, anılan Yönetmelik kapsamındaki faaliyetlerde alan ve saat sınırlaması belirleme yetkisinin Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı'nın taşra birimleri olan İl Mahalli Çevre Kurullarına ait olduğu, dolayısıyla, davalı idarenin ülke genelinde müzik yayını yapılabilme süresini sınırlamaya ilişkin görev ve yetkisinin bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Öbür taraftan, 2872 sayılı Çevre Kanunu ile İşyeri Açma ve Çalışma Ruhsatlarına İlişkin Yönetmeliğin dava konusu Genelge'de belirtilen hükümlerinde de ülke genelinde müzik yayını yapılabilme süresi belirlenmesine ilişkin bir düzenleme bulunmadığı görülmektedir.
KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. Dava konusu işlemin İPTALİNE, 2. Ayrıntısı aşağıda gösterilen toplam... TL yargılama giderinin davalı idareden alınarak davacıya verilmesine, 3. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca... TL vekâlet ücretinin davalı idareden alınarak davacıya verilmesine, 4. Posta giderleri avansından artan tutarın kararın kesinleşmesinden sonra taraflara iadesine, 5. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen otuz (30) gün içinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu nezdinde temyiz yolu açık olmak üzere, 02/12/2025 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
imar