Karar metni
Kaynak sistemin yayımladığı resmî özet. Kararın tam metni değildir.
itiraz konusu: kural hakkında yeniden karar verilmesine yer olmadığı sonucuna varılmıştır. c- Maddenin Birinci Fıkrasının (C) Bendinin İncelenmesi aa- Bendin (a) Alt Bendinin İncelenmesi Geçici 81. maddenin birinci fıkrasının (C) bendinin (a) alt bendinde, Yasa'nın yayımı tarihinde, kadın ise 50, erkek ise 55 yaşını dolduran sigortalılardan, 15 yıllık sigortalılık süresini tamamlamış ve 3600 gün prim ödemiş olanlara yaşlılık aylığı bağlanacağı belirtilmiştir. Dilekçede, bu düzenlemenin kazanılmış hakları ihlâl ettiği bu nedenle, Anayasa'nın 2., 10. ve 60. maddelerine aykırı olduğu ileri sürülmektedir. (C) bendinin (a) alt bendinde yaşlılık aylığı bağlanması için öngörülen kural, daha önce yürürlükte bulunan 506 sayılı Yasa'nın 60. maddesinin birinci fıkrasının (A) bendinin (b) alt bendinde belirtilen kuralla aynıdır. Bu düzenleme nedeniyle dava dilekçesinde belirtildiği gibi bir hak kaybı söz konusu olmadığından kural, Anayasa'nın 2., 10. ve 60. maddelerine aykırı değildir. İptal isteminin reddi gerekir. bb- Bendin (b) Alt Bendinin İncelenmesi Maddenin (C) bendinin (b) alt bendi, Anayasa Mahkemesi'nin 23.2.2001 günlü, Esas: 1999/42, Karar: 2001/41 sayılı kararıyla iptal edildiğinden, kural hakkında yeniden karar verilmesine yer olmadığı sonucuna varılmıştır. B- 506 Sayılı Yasa'ya Eklenen Geçici 82. Maddenin İncelenmesi Maddenin birinci fıkrasında Kanun'un yürürlüğe girdiği tarihten önce sigortalı bulunanlara bağlanacak aylıkların (a) ve (b) bentlerine göre hesaplanacak aylıkların toplamından oluşacağı belirtilmiştir. (a) bendinde, sigortalının bu Yasa'nın yürürlüğe girdiği tarihe kadar geçen prim ödeme sürelerine ilişkin aylıkların, (b) bendinde ise, Yasa'nın yürürlüğünden sonraki aylığının hesaplanma yöntemi belirlenmiştir. Maddede, bu şekilde bulunan emekli aylığının, Kanunun yürürlük tarihi ile aylık başlangıç tarihi arasında geçen takvim yılları için her yılın Aralık ayına göre en son temel yıllı kentsel yerler tüketici fiyatları indeksindeki artış oranına göre arttırılacağı ve bunun 506 sayılı Yasa'nın 61. maddesinin son fıkrasına göre güncelleştirilmiş değerinin altında olamayacağı öngörülmüştür. Dilekçede, sigortalının 1.1.2000 tarihinden önceki prim ödeme gün sayıları ile bu tarihten sonraki prim ödeme gün sayıları ayrı ayrı hesaplanarak aylıkların bunların toplamından oluşmasının sigortalının aleyhine bir sonuç doğurduğu bu durumun sosyal hukuk devleti ile bağdaşmaması nedeniyle Anayasa'nın 2. ve 60. maddelerine aykırılığı ileri sürülmüştür. İptali istenilen kuralla, önceki sistemde geçen hizmetlerin önceki mevzuata, yeni sistemde geçen hizmetlerin ise yeni mevzuata göre değerlendirilmesi yapılarak ortaya çıkacak aylığın önceki kurallara göre hesaplanacak tutardan az olmaması sağlandığından bu düzenleme nedeniyle herhangi bir hak kaybı bulunmamaktadır. Bu nedenle, kural Anayasa'nın 2. ve 60. maddelerine aykırı değildir. İptal isteminin reddi gerekir. 8- Yasa'nın 18. Maddesinin İncelenmesi Yasa'nın 18. maddesi ile 2925 sayılı Tarım İşçileri Sosyal Sigortalar Kanunu'nun 20 nci maddesinin 20.2.1992 tarihli ve 3774 sayılı Kanunla kaldırılan (a) bendi yeniden düzenlenerek yaşlılık aylığına hak kazanabilmeleri için kadınların 58, erkeklerin 60 yaşını doldurmuş olmaları koşulu getirilmiştir. Dava dilekçesinde, emeklilik için yaş sınırının yükseltilmesinin Anayasa'nın 2., 5. ve 60. maddelerine aykırı olduğu ileri sürülmektedir. Maddenin gerekçesinde, emeklilik yaşı ile ilgili olarak 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu'na tabi sigortalılar için getirilen düzenlemeye koşut olarak geçici tarım işçileri için de yaşlılık aylığına hak kazanma yaşı ve aylık bağlama oranının gösterildiği belirtilmiştir. Yasa'nın 6. maddesi için belirtilen ret gerekçesi 18. madde için de geçerli olduğundan iptal isteminin reddi gerekir. 9- Yasa'nın 22. Maddesinin İncelenmesi Yasa'nın 22. maddesiyle 2925 sayılı Tarım İşçileri Sosyal Sigortalar Kanunu'na Geçici Madde 2 eklenmiştir. a- Geçici Madde 2'nin (A) Bendinin İncelenmesi Başvuru dilekçesinde, kuralın Anayasa'nın sosyal hukuk devleti ve eşitlik ilkelerine aykırı olduğu ileri sürülmüştür. Maddenin (A) bendinde 13 yıl ve daha fazla sigortalı olanların en az 15 yıllık sigortalılık süresini doldurmak ve 3600 gün prim ödemek koşuluyla yaşlılık aylığından yararlanabilecekleri belirtilmiştir. Buna göre, Yasa'nın yürürlüğe girdiği tarihte 13 yıl ve daha fazlasigortalılık süresi bulunanlara yaş koşulu getirilmediği, bunların önceki koşullarla emekli olabilmelerine olanak sağlandığı, böylece emeklilik hakkını elde etmelerine 2 yıl kalmış olan iştirakçilerin haklarının korunduğu anlaşılmaktadır. 4447 sayılı Yasa'nın 17. maddesinin (A) bendi için belirtilen gerekçe, Geçici Madde 2'nin (A) bendi için de geçerlidir. İptal isteminin reddi gerekir. b- Geçici Madde 2'nin (B) Bendinin İncelenmesi Bent, Anayasa Mahkemesi'nin 23.2.2001 günlü, Esas: 1999/42, Karar: 2001/41 sayılı kararıyla iptal edildiğinden, itiraz konusu kural hakkında yeniden karar verilmesine yer olmadığı sonucuna varılmıştır. 10- Yasa'nın 25. Maddesinin İncelenmesi 4447 sayılı Yasa'nın 25. maddesiyle, 5434 sayılı Yasa'nın geçici 139. maddesine üçüncü fıkrasından sonra gelmek üzere bir fıkra eklenmiş ve sekizinci fıkrası değiştirilmiştir. a- 5434 sayılı Yasa'nın Geçici 139. Maddesine Eklenen Fıkra Eklenen fıkrada göre, kullanılması resmi sağlık kurulu raporu ile gerekli görülen protez, ortez ve tıbbi araç ve gereç bedellerinin % 10'unun hak sahipleri tarafından ödeneceği, ödenecek miktarın bu Kanunun ek 19 uncu maddesindeki aylıklardan fazla olamayacağı ve Kanunun 64 üncü maddesi ile 3.11.1980 tarihli ve 2330 sayılı Nakdi Tazminat ve Aylık Bağlanması Hakkında Kanuna göre aylık bağlananlar hakkında bu kuralın uygulanmayacağı belirtilmektedir. Dilekçede, ödeme gücü olmayan hak sahiplerinin sağlık hizmetlerinden yararlanamamaları sonucunu doğuran kuralın, Anayasa'nın 10., 17., 56. ve 60. maddelerine aykırı olduğu ileri sürülmüştür. Protez, ortez ve tıbbî araç ve gereç bedellerinin % 10'unun hak sahipleri tarafından ödeneceği ve bunun da en düşük emekli aylığını geçemeyeceğini öngören kural Yasa'nın 3., 4. ve 15. maddelerinin reddine ilişkin gerekçelerle Anayasa'ya aykırı görülmemiştir. İptal isteminin reddi gerekir. b- 5434 sayılı Yasa'nın Geçici 139. Maddesinin Değiştirilen Sekizinci Fıkrası Yasa'nın Geçici 139. maddesinde, TC Emekli Sandığı'nca sağlanan sağlık yardımlarından kimlerin yararlanacağı ve koşulları belirlenmekte, aynı maddenin değişik sekizinci fıkrasında ise, bu yardımdan yararlanamayacaklar gösterilmektedir. Buna göre, özel kanunları gereğince sağlık yardımından faydalananlar ile sandıktan emekli, adi malüllük veya vazife malüllüğü aylığı alanların diğer sosyal güvenlik kurumlarına tabi görevlerde çalışan veya bu kuruluşlardan aylık alan eşleri ve sandıktan dul aylığı alanlardan diğer sosyal güvenlik kurumlarına tabi görevde çalışan veya bu kuruluşlardan yaşlılık veya malüllük aylığı alanlar bu madde hükmünden yararlanamayacaklar, isteğe bağlı sağlık sigortasından yararlananlara ise bu hüküm uygulanmayacaktır. Dava dilekçesinde, yapılan değişiklikle bir hakkın yok edildiği, bunun da Anayasa'nın hukuk devleti ve eşitlik ilkelerine aykırı olduğu ileri sürülmüştür. Sosyal güvenlik kuruluşları finansman açıklarıyla karşılaşmamak için bilimsel kurallara göre yönetilmek ve işletilmektedir. Herkesin, bağlı bulunduğu sosyal güvenlik kuruluşunun sağlık yardımından yararlanmasında, sosyal güvenliğin teknik gereklerine aykırılık yoktur. Kural, farklı sosyal güvenlik kuruluşlarından aylık alan hak sahiplerini bağlı oldukları kuruluşların sağladığı olanaklardan yoksun bırakmadığı ve herhangi bir hak kaybına da neden olmadığından, Anayasa'nın 2. ve 10. maddelerine aykırı değildir. İptal isteminin reddi gerekir. Samia AKBULUT, Yalçın ACARGÜN, Sacit ADALI, Ali HÜNER ve Mahir Can ILICAK bu görüşe katılmamışlardır. 11- 4447 Sayılı Yasa'nın 26. Maddesinin İncelenmesi Yasa'nın 26. maddesiyle, 5434 sayılı Yasa'ya geçici 205. ve geçici 206. maddeler eklenmiştir. a- 5434 sayılı Yasa'ya Eklenen Geçici 205. Maddenin İncelenmesi aa- Geçici madde 205'in Birinci Fıkrasının ilk Paragrafı ile (a) Bendinin İncelenmesi Birinci fıkranın ilk paragrafında, Yasa'nın yürürlüğe girdiği tarihte kadın iştirakçilerden 20, erkek iştirakçilerden 25 fiili hizmet yılını dolduranlara istekleri üzerine emekli aylığı bağlanacağı belirtilerek iştirakçilerin o tarihteki emeklilik hakları saklı tutulmuş, bunlar için yaş sınırı getirilmemiştir. Birinci fıkranın (a) bendinde de, Yasa'nın yürürlüğe girdiği tarihte emeklilik hizmet süresini doldurmaya 2 yıldan az kalan iştirakçilerden kadınların 38 yaşını ve 20 hizmet yılını, erkeklerin ise 43 yaşını ve 25 fiili hizmet süresini tamamlamaları koşuluyla istekleriyle emekli olmaları durumunda aylık bağlanacağı belirtilmiştir. Dilekçede, kuralın kazanılmış hakları ihlâl etmesi nedeniyle Anayasa'nın sosyal hukuk devleti ilkesinin yer aldığı 2. maddesine ayrıca 5., 10. ve 60. maddelerine aykırı olduğu ileri sürülmüştür. Dava konusu kuralla, Yasa'nın yürürlüğe girdiği tarihte emekliliğe hak kazanmış olanlarla emekliliğine iki yıl ve iki yıldan az kalmış olanlara emekli olabilmeleri için yaş ve hizmet süresi konularında ek bir yükümlülük getirilmediğinden bunlar yönünden herhangi bir hak kaybı söz konusu değildir. Bu nedenle, Yasa'nın 17. maddesiyle 506 sayılı Yasa'ya eklenen Geçici 81. maddenin birinci fıkrasının (A) bendinin reddine ilişkin gerekçelerle kural Anayasa'ya aykırı görülmemiştir. İptal isteminin reddi gerekir. bb- Geçici Madde 205'in (b), (c), (d), (e), (f), (g), (h), (i) ve (j) Bentlerinin İncelenmesi Bentler, Anayasa Mahkemesi'nin 23.2.2001 günlü, Esas: 1999/42, Karar: 2001/41 sayılı kararıyla iptal edildiğinden, itiraz konusu kurallar hakkında yeniden karar verilmesine yer olmadığı sonucuna varılmıştır. cc- Geçici Madde 205'in birinci Fıkrasının Sonunda Yer Alan Bölümün İncelemesi (b) ve (j) bentleri arasında yaş koşulları sıralandıktan sonra bu bölümde ikinci koşul olarak kadın iştirakçilerin 20, erkek iştirakçilerin 25 fiili hizmet sürelerini tamamlamaları öngörülmektedir. Aynı koşul 5434 sayılı Yasa'nın 39. maddesinin değişiklikten önceki şeklinde de yer almıştır. Yasa çıktığı sırada çalışmakta olanlar için eski emeklilik sürelerinin doldurulmasını öngören "...Doldurmaları ve kadın iştirakçinin 20, erkek iştirakçinin 25 fiili hizmet süresini tamamlamaları halinde istekleri üzerine emekli aylığı bağlanır" biçimindeki bölüm, yeni bir hüküm içermemesi nedeniyle hak kaybına yol açmadığından Anayasa'nın 2. maddesine aykırı değildir. İptal isteminin reddi gerekir. dd- Geçici Madde 205'in ikinci Fıkrasının İncelenmesi Maddenin ikinci fıkrası Anayasa Mahkemesi'nin 23.2.2001 günlü, Esas: 1999/42, Karar: 2001/41 sayılı kararıyla iptal edildiğinden, itiraz konusu kural hakkında yeniden karar verilmesine yer olmadığı sonucuna varılmıştır. ee- Geçici madde 205'in üçüncü fıkrasının incelenmesi Üçüncü fıkra, Anayasa Mahkemesi'nin 23.2.2001 günlü, Esas: 1999/42, Karar: 2001/41 sayılı kararıyla iptal edildiğinden, itiraz konusu kural hakkında yeniden karar verilmesine yer olmadığı sonucuna varılmıştır. b- 5434 sayılı Yasa'ya Eklenen 206. Maddenin İncelenmesi Dava konusu kural, Anayasa Mahkemesi'nin 23.2.2001 günlü, Esas: 1999/42, Karar: 2001/41 sayılı kararıyla iptal edildiğinden, itiraz konusu kural hakkında yeniden karar verilmesine yer olmadığı sonucuna varılmıştır. 12- Yasa'nın 36. Maddesinin İncelenmesi Yasa'nın 36. maddesiyle 1479 sayılı Yasa'nın Ek 13. maddesinin son fıkrası değiştirilmiş ve maddeye bir fıkra eklenmiştir. a- Ek 13. Maddenin Değiştirilen Son Fıkrası 1479 sayılı Yasa'nın "sağlık yardımının kapsamı" başlıklı Ek Madde 13'ün değiştirilen son fıkrasında, ayakta yapılan tedavilerde poliklinik muayene ücretinin ve verilen ilaç bedellerinin % 20'sinin sigortalı ve hak sahipleri, % 10'unun aylık alanlar ve hak sahipleri tarafından karşılanacağı, iş kazası ve meslek hastalığı sonucu verilecek olanlar hariç, protez, araç ve gereç bedellerinin % 20'sinin sigortalı ve hak sahipleri, % 10'unun ise aylık alanlar ve hak sahipleri tarafından ödeneceği ancak, katkı payı tutarının sigortalılarda birinci gelir basamağının bir buçuk katını, aylık alanlarda ise birinci gelir basamağının % 65'ini geçemeyeceği belirtilmekte, 3.11.1980 tarihli ve 2330 sayılı Nakdi Tazminat ve Aylık Bağlanması Hakkında Kanun kapsamına girenlerden ise katkı payı alınmayacağı öngörülmektedir. Dava dilekçesinde, kuralın Anayasa'nın 2., 5., 56. ve 60. maddelerine aykırılığı ileri sürülmüştür. Yasa'nın 3., 4., 15. ve 25. maddelerinde belirtilen gerekçeler dava konusu Ek 13. Maddenin değiştirilen son fıkrası için de geçerli olduğundan istemin reddi gerekir. b- Ek 13. Maddeye Eklenen Fıkra Maddeye eklenen son fıkra, Anayasa Mahkemesi'nin 23.2.2001 günlü, Esas: 1999/42, Karar: 2001/41 sayılı kararıyla iptal edildiğinden, itiraz konusu kural hakkında yeniden karar verilmesine yer olmadığı sonucuna varılmıştır. 13- Yasa'nın 38. Maddesinin İncelenmesi Yasa'nın 38. maddesiyle 1479 sayılı Yasa'ya eklenen "Sosyal güvenlik destek primi" başlıklı Ek Madde 20'ye göre, yaşlılık aylığı bağlananlardan 24 üncü maddenin (I) numaralı bendinde belirtilen çalışmalarına devam edenlerin veya daha sonra çalışmaya başlayanların, sosyal yardım zammı dahil tahakkuk eden aylıklarından, aylığın bağlandığı veya tekrar çalışmaya başlanıldığı tarihi takip eden aybaşından itibaren, çalışmalarının sona erdiği ay dahil % 10 oranında sosyal güvenlik destek primi kesilir. Aylıklarından sosyal güvenlik destek primi kesilmesi gerekenlerden bu Kanunun yayımlandığı tarihten önce aylık bağlananlar Kanun'un yayımını, daha sonra tekrar çalışmaya başlayanlar ise çalışmaya başladıkları tarihi takip eden aybaşından itibaren üç ay içinde kuruma yazılı bildirimde bulunmak zorundadırlar. Bu süre içinde Kuruma yazılı bildirimde bulunmayanlardan sosyal güvenlik destek primi, gecikmeli bildirimde bulunulan veya Kurumca tespit edilen tarihe kadar 53. maddeye göre hesaplanacak gecikme zammı ile birlikte tahsil edilir. Birikmiş sosyal güvenlik destek primi ve gecikme zamlarının ödenmemesi halinde aylıklardan yapılacak kesintiler aylık tutarının % 25'ini geçemez. Sosyal güvenlik destek primi ödenmiş süreler, sigortalılık süresi olarak değerlendirilemez. Ödenen primler 39. madde hükmüne göre toptan ödeme olarak iade edilmez ve bu sürelerle ilgili olarak 24.5.1983 tarih ve 2829 sayılı Sosyal Güvenlik Kurumlarına Tabi Olarak Geçen Hizmetlerin Birleştirilmesi Hakkında Kanun hükümleri uygulanmaz. Dava dilekçesinde kuralın, Anayasa'nın 2., 5., 10. ve 60. maddelerindeki sosyal hukuk devleti ve eşitlik ilkelerine aykırı olduğu ileri sürülmüştür. Sosyal güvenlik destek primi uygulanmasına 4447 sayılı Yasa'nın Ek 20. maddesinin yürürlüğe girmesiyle başlanmıştır. Yaşlılık aylığı almakta iken yeniden çalışmaya devam edenlerin aylıklarından "sosyal güvenlik destek primi" kesilmesi, sosyal devlet ilkesinin gerçekleştirilebilmesi için sosyal sigortacılık faaliyetinin sürdürebilmesine yönelik bir uygulamadır. Sigortalıların sosyal güvenlik kuruluşlarından yararlanma koşullarının iyileştirilmesi bu bağlamda adı geçen kuruluşlara mali katkıda bulunulması amacıyla, emekli aylığı almakta iken çalışmaya devam edenler veya daha sonra çalışmaya başlayarak kazanç elde edenlerden "sosyal güvenlik destek primi" alındığı anlaşılmaktadır. Anayasa'nın 2. maddesindeki hukuk devleti ilkesiyle toplum yaşamında eşitlik temeline dayanan adil bir hukuk düzeni kurulması amaçlanmıştır. Anayasa'nın 60. maddesinde öngörülen herkesin sosyal güvenlik hakkına sahip olduğuna ilişkin kuralla devlete verilen görevin, 65. maddede belirtildiği biçimde "mali kaynakların yeterliliği ölçüsünde" yerine getirilebileceği açıktır. Devlet sosyal güvenliği sağlamak için, kurumsal bir yapılanmayı gerçekleştirmiş ise, bunu korumak ve geliştirmekle yükümlüdür. Devletin, yaşlılık aylığı almakta olanlara herhangi bir prim karşılığı olmaksızın tek yanlı ödediği sosyal yardım zammının söz konusu kesintiye dahil edilmesinin, çalışmaya devam ederek kazanç sağlayanlarla sağlamayanlar arasında adil bir dengenin kurulması amacına yönelik olduğu anlaşıldığından "Sosyal güvenlik destek primi" kesintisinin, devletin ödediği sosyal yardım zammının da dahil edildiği aylıklardan yapılması bir hak kaybı olarak nitelendirilemez. Açıklanan nedenlerle, 4447 sayılı Yasa'nın 38. maddesiyle 1479 sayılı Yasa'ya eklenen Ek Madde 20 Anayasa'nın 2. ve 60. maddelerine aykırı değildir. İptal isteminin reddi gerekir. Ali HÜNER ve Mahir Can ILICAK "sosyal yardım zammı dahil" ibaresinin iptali gerektiği gerekçesiyle bu görüşe katılmamışlardır. 14- Yasa'nın 39. Maddesinin İncelenmesi Yasa'nın 39. maddesiyle, 1479 sayılı Yasa'ya Geçici 10, Geçici 11 ve Geçici 12. maddeler eklenmiştir. a- 1479 Sayılı Yasa'ya Eklenen Geçici Madde 10'un İncelenmesi Geçici Madde 10'da 4447 sayılı Yasa'nın yürürlüğe girdiği tarihte 1479 sayılı Yasa'ya tabi sigortalı olanlara yaşlılık aylığı bağlanabilmesinin koşulları düzenlenmiştir. aa- Geçici Madde 10'un Birinci Fıkrası Fıkrada, 4447 sayılı Yasa'nın yürürlüğe girdiği tarihten önceki kurallara göre yürürlük tarihinden sonraki aybaşı itibariyle aylık bağlanmasına hak kazananlar ile aylık bağlanmasına hak kazanmalarına iki yıl veya daha az süre kalan sigortalıların tam veya kısmi yaşlılık aylığı isteyebilecekleri belirtilmiştir. Yasa'nın 17. maddesiyle 506 sayılı Yasa'ya eklenen Geçici 81. Maddenin birinci fıkrasının (A) bendine ilişkin gerekçeler, Geçici Madde 10'un birinci fıkrası için de geçerli olduğundan iptal isteminin reddi gerekir. bb- Geçici Madde 10'un İkinci Fıkrası Fıkra, Anayasa Mahkemesi'nin 23.2.2001 günlü, Esas: 1999/42, Karar: 2001/41 sayılı kararıyla iptal edildiğinden, itiraz konusu kural hakkında yeniden karar verilmesine yer olmadığı sonucuna varılmıştır. cc- Geçici Madde 10'un Üçüncü Fıkrası Fıkrada, 4447 sayılı Yasa'nın yürürlüğe girdiği tarihten önce sigortalı olanlardan 15 tam yıl prim ödeme süresini tamamlayanların, kadın ise 50, erkek ise 55 yaşını doldurmaları, Yasa'nın yürürlüğe girdiği tarihten sonraki aybaşı itibariyle prim ödeme koşulunu belirli süreler içinde yerine getirmeleri ve kadınların 51-56, erkeklerin ise 56-58 yaşlarını doldurmaları koşuluyla kısmi yaşlılık aylığı bağlanacağı öngörülmüştür. Dava dilekçesinde, Geçici Madde 10'un, halen çalışmakta olan sigortalıların kazanılmış haklarıyla sosyal güvenlik haklarının ihlâl edilmesi ve sosyal adaleti zedelemesi nedeniyle Anayasa'da yer alan "sosyal hukuk devleti" ilkesine aykırı olduğu ileri sürülmüştür. Fıkrada, Yasa'nın yürürlüğünden önce kısmi yaşlılık aylığına hak kazanmış olanlarla, emekliliklerine 2 yıl veya daha az kalmış olanların hakları saklı tutularak kayıpları önlenmiş, emeklilik sürelerine 2 yıldan fazla kalanların 15 yıllık prim ödeme yükümlülüğünü yerine getirmeleri koşuluyla, emeklilik için kalan sürelerinin dikkate alınarak yaş sınırlarının kademelendirilmesi esası getirilmiştir. Bu düzenleme ile hukuk devletinde gözetilmesi gereken adil ve makul ölçüler aşılmadığından kural Anayasa'nın 2. maddesine aykırı görülmemiştir. İptal isteminin reddi gerekir. b- 1479 Sayılı Yasa'ya eklenen Geçici Madde 11'in İncelenmesi Bu maddenin birinci fıkrasına göre, Yasa'nın yürürlüğünden önce bağlanan malûllük, yaşlılık ve ölüm aylıkları, Yasa'nın yürürlüğünden önce ödenen son aylık tutarları esas alınmak suretiyle 36 ncı maddenin son fıkrası hükmüne göre artırılarak ödenecektir. Maddenin ikinci ve üçüncü fıkralarında, 4447 sayılı Yasa'nın yürürlüğe girdiği tarihte sigortalı olanlardan henüz aylık bağlanmasına hak kazanamamış olanların yaşlılık aylığını hak ettiklerinde bunun nasıl hesaplanacağı gösterilmiştir. Buna göre söz konusu aylıklar, 4447 sayılı Yasa'nın yürürlük tarihinden önceki sürelerle orantılı olarak eski hükümlere göre hesaplanacak miktar ile Yasa'nın yürürlük tarihinden sonraki sürelerle orantılı olarak yeni hükümlere göre hesaplanacak tutarın toplamından oluşacaktır. Toplam sigortalılık süresi esas alınarak eski hükümlere göre hesaplanacak aylık, Yasa'nın yürürlük tarihi ile aylığın başlangıç tarihi arasındaki her takvim yılı için Devlet İstatistik Enstitüsünce yayımlanan enflasyon yıllık değişim oranlarıyla arttırılmış tutarından da az olamayacaktır. Son fıkrada ise, Yasa'nın yürürlük tarihinden önce sigortalı olanlara bağlanacak malûllük ve ölüm aylıklarının, sigortalının bu Yasa'nın yürürlüğünden sonra da sigortalılık süresi bulunması durumunda bu süreler esas alınarak hesaplanacağı belirtilmektedir. Dava dilekçesinde, kuralın Anayasa'nın 2., 5. ve 60. maddelerine aykırılığı ileri sürülmüştür. Yukarıda belirtildiği gibi Geçici Madde 11'de hak kayıplarının önlenmesi amacıyla sigortalının, önceki sisteme göre geçen sigortalılık süreleri o tarihteki yasalara göre, yeni sistemin yürürlüğünden sonraki süreleri ise 4447 sayılı Yasa ile belirlenen esasa göre değerlendirilerek bulunacak aylığın, önceki yasal duruma göre hesaplanan aylık tutarından az olamayacağı kabul edilmiştir. Bu durumda, adil ve eşitliğe uygun bir hukuk düzeninin gerçekleştirilmesini amaçlayan ve herkese sosyal güvenlik hakkı sağlamakla yükümlü olan sosyal hukuk devletinde sigortalıların hak kaybına uğramamaları koşuluyla yeni düzenlemeler getirilmesinde Anayasa'nın 2. ve 60. maddelerine aykırılık yoktur. İptal isteminin reddi gerekir. c- 1479 sayılı Yasa'ya Eklenen Geçici Madde 12'nin İncelenmesi aa- Geçici 12. Maddenin Birinci Fıkrası Maddenin birinci fıkrasında, Yasa'nın yürürlük tarihinden sonra prim ve aylıkların hesaplanmasında, Yasa'nın 50 nci maddesindeki esaslara göre belirleme yapılıncaya kadar, kanunun yayımı tarihinden önceki kurallara göre saptanacak yirmidört basamaklı gösterge tablosunun uygulanmasına devam edileceği belirtilmiştir. Dava dilekçesinde, gelir basamaklarının hesaplanmasında Yasa'nın yürürlüğünden önce sigortalı olanlara da yeni esasların uygulanacağının kabul edilmesinin Anayasa'nın 2. maddesindeki sosyal hukuk devleti ilkesine aykırı olduğu ileri sürülmüştür. Toplum yaşamında adil ve eşitliğe dayalı bir hukuk düzeni kurmak, bu düzeni sürdürmek ve sosyal güvenliği sağlamakla yükümlü sosyal hukuk devletinde, yasaların yürürlük tarihinin öncesine ve sonrasına yönelik hak kaybını ve hukuksal boşluk doğmasını önleyici geçiş hükümleri getirilmesi doğaldır. Bu nedenle, Geçici 12. Maddenin birinci fıkrası Anayasa'nın 2. maddesindeki sosyal hukuk devleti ilkesine aykırı değildir. İptal isteminin reddi gerekir. bb- Geçici Madde 12'nin İkinci Fıkrası 1479 sayılı Yasa'nın geçici 12. maddesinin ikinci fıkrası, 31.5.2000 gün ve 4571 sayılı "Sosyal Sigortalar Kanunu, Esnaf ve Sanatkârlar ve Diğer Bağımsız Çalışanlar Sosyal Sigortalar Kurumu Kanunu ile İşsizlik Sigortası Kanununda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun'un 2. maddesiyle değiştirilmiştir. Konusu kalmayan istem hakkında karar verilmesine yer yoktur. 15- Yasa'nın 40. Maddesinin İncelenmesi Yasa'nın 40. maddesiyle, 17.10.1983 tarihli ve 2926 sayılı Tarımda Kendi Adına ve Hesabına Çalışanlar Sosyal Sigortalar Kanunu'nun, yaşlılık aylığından yararlanma koşullarını düzenleyen 17. maddesi değiştirilmiştir. Buna göre, sigortalı, yazılı istemde bulunması ve bu tarihte prim ve her türlü borçlarını ödemiş olması ayrıca 25 tam yıl sigorta primi ödemesi ve kadın ise 58, erkek ise 60 yaşını doldurması koşuluyla yaşlılık aylığından yararlanabilecektir. Maddede, en az 15 tam yıl prim ödeyen sigortalılardan kadın ise 60, erkek ise 62 yaşını dolduranlara da kısmî yaşlılık aylığı bağlanacağı belirtilmiştir. Böylece emekli olabilmek için daha önce öngörülmeyen yaş koşulu getirilmiş, kadınlar için sigorta primi ödeme koşulu 25 tam yıla çıkarılarak erkek sigortalılarla eşitlik sağlanmıştır. Dava dilekçesinde kuralın, yaşlılık aylığından yararlanma koşullarını ağırlaştırması nedeniyle sosyal hukuk devletine aykırılığı ileri sürülmüştür. Yasa'nın 6. ve 23. maddelerinde belirtilen gerekçeler bu madde için de geçerli olduğundan iptal isteminin reddi gerekir. 16- Yasa'nın 44. Maddesinin İncelenmesi 44. maddeyle 2926 sayılı Yasa'ya Geçici 7. ve Geçici 8. Maddeler eklenmiştir. a- 2926 sayılı Yasa'ya Eklenen Geçici Madde 7'nin İncelenmesi aa- Geçici Madde 7'nin Birinci Fıkrası Fıkrada, 4447 sayılı Yasa'nın yürürlüğe girdiği tarihten önceki kurallara göre yürürlük tarihinden sonraki aybaşı itibariyle aylık bağlanmasına hak kazananlar ile aylık bağlanmasına hak kazanmalarına iki tam yıl veya daha az süre kalan sigortalıların, tam veya kısmi yaşlılık aylığı isteyebilecekleri belirtilmiştir. 4447 sayılı Yasa'nın 17. maddesiyle 506 sayılı Yasa'ya eklenen geçici 81. maddenin birinci fıkrasının (A) bendine ilişkin gerekçe, 2926 sayılı Yasa'ya eklenen geçici 7. maddenin birinci fıkrası için de geçerli olduğundan iptal isteminin reddi gerekir. bb- Geçici Madde 7'nin İkinci Fıkrası İkinci fıkra, Anayasa Mahkemesi'nin 23.2.2001 günlü, Esas: 1999/42, Karar: 2001/41 sayılı kararıyla iptal edildiğinden, itiraz konusu kural hakkında yeniden karar verilmesine yer olmadığı sonucuna varılmıştır. cc- Geçici Madde 7'nin Üçüncü Fıkrası Fıkra ile, 4447 sayılı Yasa'nın yürürlüğünden önce sigortalı olup, 15 tam yıl prim ödeme süresini dolduranlardan kadın ise 50, erkek ise 55 yaşını dolduranlarla Yasa'nın yürürlüğe girdiği aybaşı itibariyle prim ödeme koşulunu belirli süreler içinde yerine getirerek kadınlarda 51 ilâ 56, erkeklerde ise 56 ilâ 58 yaşlarını dolduranlara yaşlılık aylığı bağlanacağı öngörülmüştür. Yasa'nın 39. maddesiyle 1479 sayılı Yasa'ya eklenen Geçici Madde 10'un üçüncü fıkrası için belirtilen ret gerekçeleri, 44. maddeyle 2926 sayılı Yasa'ya eklenen Geçici 7. maddenin üçüncü fıkrası için de geçerli olduğundan iptal isteminin reddi gerekir. b- 2926 sayılı Yasa'ya Eklenen Geçici Madde 8'in İncelenmesi Geçici Madde 8'de, sigortalıların 2926 sayılı Yasa'nın 36'ncı maddesi hükmünün yürürlüğe girdiği tarihe kadar olan prim borçlarının, değişiklikten önceki kurallara göre hesap ve tahsil edileceği belirtilmiştir. Dava dilekçesinde, getirilen düzenleme ile kazanılmış hakların ihlal edildiği, bu nedenle kuralın Anayasa'nın 2. maddesindeki sosyal hukuk devleti ilkesine aykırı olduğu ileri sürülmüştür. 4447 sayılı Yasa'nın 42. maddesiyle 2926 sayılı Yasa'nın 36. maddesinin ikinci fıkrası değiştirilerek sigortalıların süresi içinde ve tam ödenmeyen prim borçlarına, 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun'la belirlenen gecikme zammı oranlarınınuygulanacağı öngörülmüştür. Geçici Madde 8 ile, değişiklikten önceki prim borçlarının önceki kurallara göre hesap ve tahsil edileceği belirtilerek kuralın, geçmişe yürütülmesi engellenerek adil ve makul ölçülerin gözetilmesi sonucu sigortalılara ek yükümlülük getirilmediği anlaşıldığından, kural Anayasa'nın 2. maddesine aykırı görülmemiştir. İptal isteminin reddi gerekir. 17- Yasa'nın 51. Maddesinin İncelenmesi Yasa'nın 51. maddesinin birinci fıkrasında, bu Kanun uyarınca sigortalı sayılanlardan hizmet akitleri belirtilen hallerden birisine dayalı olarak sona erenlerin, Kuruma süresi içinde şahsen başvurarak yeni bir iş almaya hazır olduklarını kaydettirmeleri, hizmet akitlerinin sona ermesinden önceki son üç yıl içinde en az 600 gün sigortalı olarak çalışıp işsizlik sigortası primi ödemiş ve işten ayrılmadan önceki son 120 gün içinde prim ödeyerek sürekli çalışmış olmaları kaydıyla işsizlik ödeneği almaya hak kazanacakları öngörülmektedir. Yasa'nın 46 ilâ 55. maddelerini kapsayan VI
Sonuç: - Resmî Gazete: 2002-03-20 · 24701